SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
8 Ekim 2017

“DOSTLARIM”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“DOSTLARIM”

GündemUlusal - 8 Ekim 2017 21:52

“DOSTLARIM”

Alevi örgütlenmesi yönetim boyutunda inanılmaz bir nitelik sorunu yaşıyor. Haliyle gören gözler de bunu görüyor, üzülüyor, eleştiriyor.

Eleştiriler o boyuta uzandı ki, içtenlikle emek veren de, alan-satan, pazarlayan, siyasi ve ticari anlamda kullanan, Diyanet’ten arsa isteyen, başbakana seyirlik cem yapan, AKP sofrasında Muharrem orucu açan, siyaseten AKP’yle aynileşen, AKP’nin kurduğu derneklerde “Alevi” kisvesiyle yöneticilik yapan, üye olan, AKP’nin Hacebektaş Temsilciliğini yapan da aynı oranda nasipleniyor.

Ama bu haksızlık, değil mi dostlarım… Eğer Alevilik gibi bir sorununuz varsa ve kendinizde kurumlarımızı eleştirme hakkı görüyorsanız, birinci olarak içine girip daha nitelikli kurumlar haline gelmesi için çaba göstermeniz, bunu yapamıyorsanız, yakından izlemeniz, yardımcı olmanız ve sorunsala gönül gözüyle bakmanız gerekir, öyle değil mi?

Buradaki yorumlarda da görüldüğü üzere, kimi arkadaşlarım tarafından inancımızı “siyaset ve başka çıkarlar” anlamında kullandığım ima ediliyor, eleştiriler hakaret düzeyine ulaşabiliyor, kişiliğim sıradanlaştırılıyor ve işsiz-güçsüz, bir kesere sap olamadığı için dernekçilik yapan bir adam muamelesi yapılıyor.

Kendimden söz etmem, “ben ağayım-paşayım” demem yadırganabilir ama beni üzen ve yaralayan kimi yergiler nedeniyle ve izninizle çok özetle de olsa kendimden söz edeceğim ki, eleştirinin bu kadar ucuz olmadığı anlaşılsın.

Dostlarım;

Bildiğiniz üzere PSAKD’nin kurucu başkanıyım: 1988-1998 yılları arasında 10 yıl aralıksız yönetim kurulu başkanlığında bulundum. Bu zaman aralığında bir partinin genel sekreteri tarafından mv. Adaylığı teklifi aldığımda; “hayır” dedim. “Peki, neden” sorusuna şu yanıtı verdim. “Çünkü ben PSAKD’nin genel başkanıyım ve bu kurumun başkanlığı (eğer layıkıyla yapılırsa) on tane milletvekilliğinden daha etkili, daha saygındır. O nedenle teklifinize teşekkür ederim.”

Evet dostlarım, prensip olarak bir kurumun başındaysanız, bu taahhüt üyelerinize ve ülkenize karşı bu görevi layıkıyla yapmak istediğinize dair bir taahhüttür ve sizin o taahhüdü yerine getirmeniz ahlaki sorumluluğunuzdur. Hiç kuşkusuz görevinizin bitmesinden sonra eğer isterseniz herkes gibi sizin de, benim de siyaset yapmak hakkımız bakidir…

O nedenle dostlarım, bugüne kadar dernek ve vakıf hizmetçiliğinin dışında muhtarlık da dâhil olmak üzere hiç bir siyasi göreve talip olmadım. Çok şükür bugün yüzlerce üniversite öğrencisine burs veriyor, “Alevi Tarihi ve Bilim Merkezi” çabamızı sürdürüyor, laik anlayışımız gereği devletten tek kuruş almıyor, ilaveten demokrasi, laiklik, insan hakları, laik ve bilimsel eğitim alanlarında aktif çaba gösteriyoruz…

Mali duruma gelince: çok eski yıllardan buyana işi-gücü olan, bugün yaklaşık 50-60 kişinin çalıştığı bir şirketin sahibiyim. Bu ulu Yol’a ömrümün büyük bölümünü verdim ama bunun yanında hizmetinde bulunduğum kurumlara da her fırsatta maddi olarak katkıda bulundum, ömrüm olduğunca da katkıda bulunmaya devam edeceğim. Yazarak, çizerek, sokağa çıkarak, T Erdoğan’dan Fetö’ye, oradan Reşat Petek’e kadar birçok iktidar mensubuyla mahkemelerde karşı karşıya geldim…

Gerek iktidar zihniyetinin Alevilik ajandası, gerek Alevi örgütlenmesinin hafızası, AİHM, AB, yurtdışı Alevi örgütlenmesi, iç hukukumuzda elde edilen yargı kararlarına dair bütün gelişmeler tarafımızdan dikkatle takip edilmekte, fırsat oldukça görüşmeler yapılmakta ve elbette bütün bunlardan sonra bir sonuç çıkarılmaktadır. Bu nedenle AKP iktidarından Aleviliğe dair bir beklenti içine girmek, “hele bir de ben deneyeyim” demek, kapılarında beklemek, ‘ahbaplık’ kurmak, kişisel nemalanmak ayıptır, yanlıştır, onur kırıcıdır, Alevinin duruşuna-saygınlığına zarar vermektir. Buna hiç kimsenin hakkı olmaması gerekir! Adama sorarlar; “e kardeşim Türkiye’nin en büyük Alevi kurumuyum, 120 şubem, 60 bin üyem var” diyorsun; neden bu genel merkez ihtiyacını kendi olanaklarınla, kendi şubelerinden, üyelerinden karşılamıyorsun?

Bir de “bunu kendi içimizde konuşsaydık…” diyen canlar var… Aslında bu niyeti dile getiren canlar da biliyor ki, biz bu konuyu kendi aramızda yüz kere konuştuk…

Böyle bir ömür ve böyle bir mücadele dostlar. İnsanlık için, YOL için helali hoş olsun…

Başta söyledim ya, kırıcı-hasmane yergiler aldığım ve bu satırları yazmak zorunda kaldığım için gerçekten üzgünüm. Noolur beni bağışlayın…

Dernek-vakıf yöneticiliği meselesini sonlandırmaya hazırlandığım (Mart 2018) ve bundan böyle de görev kabul etmeme kararı aldığım şu günlerde, bu yazıyı yazmama ve içimi dökmeme, eleştiri ve iğnelemeleriyle vesile olan takipçilerime-okuyucularıma ve tabi her zaman destek olan sizlere teşekkürü bir borç bilirim.
Aşk ile ve muhabbetle…
08.10.217
Kaynak:Murtaza DEMİR

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

FETÖ içinde FETÖ mü var? İşte çarpıcı açıklamalar: “FETÖ’nün kendi elemanlarından da sakladığı gizli bir örgütü var. Sayısı bini ancak bulur. Hepsi çocukluğundan beri tanınıp yetiştirilen isimler. Buradaki insanların yaptığı işler ...
             “DAMAL DERNEĞİ YARDIMLAŞMA GECESİ” Ardahan ili  Damal ilçesi Derneğinin 24 Aralıkta düzenleyeceği yardımlaşma ve dayanışma gecesinde ilk etapta örgencilere burs için düzenlenmiş olduğunu belirtmek gerekir.Damal Derneği ...
“100 SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(6)  SORU 31: Aleviliğin Şamanizm ile İlişkisi Nedir? CEVAP: Şamanizm, Türkler’in bir kısmının İslamiyet’ten önce inandıkları inancın adıdır. Bugün deAltay Dağları yöresinde hala varlığını sürdürüyor. Şamanizm, bir doğa dinidir. Doğaya tapınma çok ...
İbrahim Balaban: Nâzım’la 96 yıl Nâzım Hikmet’in Bursa cezaevinde beraber kaldığı, aynı zamanda öğrencisi olan ressam İbrahim Balaban, resimlerini ve Nâzım’la olan ilişkisini anlattı.  “Biliyorsunuz büyük bir Türk ressamı var, bir köylü ...
Başlık aslında bana değil, SABAH yazarlarından Hilal Kaplan’a ait. Hani şu Kabataş yalanından tanıdığınız Hilal Kapan’a. Geçenlerde ilginç bir vaka yeniden hatırlattı. Hem artık günlük TV programı yapmadığım için hem de ...
“YÜZ SORUDA ALEVİLİK” BÖLÜM(5) “100 SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(5) PİR SULTAN ABDAL (16. YÜZYIL) Pir Sultan Abdal’ın 1500 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğduğu yeri ise kendisi şiirlerinde, “Benim AslımHorasan’dan Hoy’dandır” diyerek belirtiyor. Asıl adıHaydar olan Pir ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.
Son Yorumlar

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.