İMECE KÜLTÜRÜ VE TEMSİLİYET…

İMECE KÜLTÜRÜ VE TEMSİLİYET…

Tarih 14 Kasım 2013, 04:17 Editör BAYRAM ÇAĞLAYAN

Anadolu coğrafyasının en güzel geleneğidir imece...

Anadolu coğrafyasının en güzel geleneğidir imece... Dayanışma, paylaşma, yardımlaşma… Aklını emperyalist çıkarlar uğruna araç kılmamış Batılı araştırmacılar da, ülkemizin yetiştirdiği namuslu aydınlar da bu gerçek üzerinden övgüyle söz ettiler Anadolu halkından. Marksizmin kurucusu Karl Marks, 1878 yılında Osmanlı-Rus savaşı sürerken Alman Sosyal Demokrat Parti Sekreteri Wilhelm Liebneckt’e şunları yazar: : ‘İki nedenden dolayı en kararlı biçimde Türkler’den yana tavır almaktayız: Birincisi, çünkü biz ‘Türk köylüsünü’ (vurgu Marks’ın; OBK) diyesi, Türk halk kitlesini- inceledik ve onun kesinlikle ‘Avrupa’daki köylülüğün en becerikli ve ahlaklı temsilcisi’ (vurgu Marks’ın; OBK) olduğunu gördük.’” (Onur Bilge Kula, Avrupa Kimliği ve Türkiye, s 431) Türkçü düşüncenin öncülerinden Ziya Gökalp’in “Türk harsı” kavramıyla adlandırdığı, kaynağında tüm halkların yerleşik tarım toplumu öncesi içinde bulunup paylaştıkları “eşit-kardeş-hür” toplumsal hava, modern toplumdan çıkış arayan birçok aydını da kendisine çekmiştir… 20. Yüzyıl başlarında Doğu Avrupa ve Balkanlar’da önemli ölçüde yayılmış Narodnizm, Osmanlı çöküş döneminde ortaya çıkmış Türkçü düşüncenin önemli bir temelini oluşturan “köylücülük”, böyle bir tarihsel gerçeklik üzerinden kendisine büyük bir yandaş kitlesi edinmişti. Köy Enstitüleri’nin kurucusu, büyük devrimci Tonguç Baba, Anadolu köy ve köylüsünün bu yapısına kurmuştu enstitülerini… 1968 kuşağı devrimci gençliğimizin de bir ayağı işçi sınıfının bulunduğu fabrikalar ise, bir ayağı çalışkan-üretken-imececi Anadolu köylüsüydü… Anadolu köylüsünün şenlikçi geleneği, Keloğlan, Hoca Nasreddin, Karagöz, seyirlik köylü oyunları, kaz kesimi, harman, bağ bozumu, saban çıkarma, yılbaşı erfenesi, Hıdırellez, Nevroz gibi sembolik adlar üzerinden, tüm halkın katıldığı coşkulu paylaşımlarla, bütün hiyerarşilere, yukarıdan gelen iktidar baskılarına, tekil dillere eşeğe ters binerek, yüzünü isle boyayıp gülerek, deliyi padişah seçerek karşı çıkar, kılık değiştirerek başkası olur… Erkek kadına, kadın erkeğe dönüşür, cins ayrımcılığı silinir. Bu dönemde, tüm iktidar kodları, toplumsal farklılıklar ortadan kalkar. Herkesin yürekten katıldığı, birlikte karar aldığı bir yaşam biçimi yaygınlaşır. Bugün, nüfusumuzun büyük çoğunluğu şehirlerde yaşıyor olmasına karşın hâlâ köylü yanımız ağır basmaktadır. “Gezi Direnişi”nde ayağa kalkan ve egemen yapının kodlarını kesintiye uğratan da benzer bir ruhtur… Günümüzde, taklitçi-tüketici AVM-Batı özentili bir kültürle, inanç istismarına dayanan, bireyi tek bir bakış açısına sıkıştıran, “cemaat”ler ve küçük çıkarlar aracılığıyla halkı bezirgân politikalara bağlamaya çalışan farklı bir kültür iki yandan kuşatıyor Anadolu’yu… 20. yüzyıl başındaki, ya da 68 kuşağının örneklerini verdiği “halka gitme”, “halk için, halkla birlikte, halk tarafından” geleceğe sahip çıkma bilinci, yerini, masa başı eyyamcılığına bıraktı. Aydınlarımızın birçoğu oturduğu bilgisayar başından gelen iletileri paylaşarak, bir maus hareketiyle “beğenerek” toplumsal görevini yerine getirdiğini sanıyor. Köy Enstitüleri gibi anıtsal bir geçmişi, tüm dünyanın selama durduğu bir halk uyanışını günümüze taşımak, o ruhla “yaparken ve yaşarken öğrenmek”, “özgür yöntem tartışması ile geleceği kurmak” düşüncesine gönül vermiş, yüze yakın aydın üyesi bulanan, çok önemli etkinliklere imza atmış Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Ankara Şubesi’nin toplantılarına katılanların sayısı üçü dördü geçmiyor. Ardahan’da, Akçam ailesinin çabaları ile kurulmuş, bu yıl 10 Kültür Sanat Günleri’ne hazırlanan Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı, yöresel kültürü, imece ruhunu canlı tutabilmek için çok güç koşullarda ayakta kalmaya çalışıyor. 180 kişilik çok amaçlı salonu, 30 öğrencinin yararlanabildiği, binlerce kitabı bulunan kütüphanesi ile yalnız kara, soğuğa karşı değil, Ardahan’ı günden güne daha çok kaplayan karanlık politikalara karşı neredeyse tek başına direniyor. Büyük şehirlerde yaşayan binlerce, on binlerce Ardahanlı aydına yapılan çağrılara çok cılız yanıtlar geliyor. Etkinliklere Ardahan dışından hemen hiç katılım olmuyor. Aydınlarımız da, halkın büyük çoğunluğu gibi politikacı nutuklarının sahne aldığı, medyatik sanatçıların ses verdiği, “bal festivali”ni bekliyor olmalıdır… Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri’nde ise her yıl mutlaka bir tiyatro oyunu sahneleniyor. Gençlerimiz aylarca hazırlanıyor yöre kültürünü canlandıran, yöre yazarlarının yapıtlarından yararlanılarak yazılmış oyunlara… Bir kez oynanıyor ve bitiyor oyun! Film gösterimleri, belgeseller, açık oturumlar, fidan dikimleri, davul zurna, tulum eşliğinde çekilen halaylar yer alıyor bu günlerde. Bu yıl yapılacak “10 Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri”ni dışarıdaki Ardahanlılar’ın da olabildiğince katıldığı, Ardahan’ın aydınlık yüzünün buluştuğu bir şenliğe dönüştürebilmek için yardımını istediğim Ardahanlı bir arkadaş, “ağbi ben zaten çağrılarınızı paylaşıyorum” diyerek yanıtladı. 16 Kasım günü Ankara’da yapılacak Ardahan Lisesi Mezunlar yemeğinde konuyu açma önerime, “sunucu arkadaşın, uygun bir dille” duyuruyu yapabileceği yanıtı geldi. Davranış olmaksızın düşüncenin paylaşımı neye yarar ki? Bilgisayar başındaki “paylaşım” ya da çatal kaşık sesleri arasında yapılıvermiş bir “duyuru” yasak savması, bizi sorumluluklarımızdan arındırmış olur mu? Paylaşmanın, dayanışmanın o güzel coşkusunu verir mi? Koyalım şapkamızı önümüze, düşünelim. Bir mücadeleyi başkaları adına yürütenlerin de insan olduklarını unutmayalım. Bulundukları “temsil” koltuğuna da yapışık doğmadıklarını… Birilerine kendini temsil ettirdiğini sanmak başka, özgür bir gelecek için“omuz omuza vermek” çok başka… Selam olsun iyi, güzel, özgür bir yaşam için gözlerini yitirenlere, Anadolu toprağının bağrına girenlere… Selam olsun genç yaşında beyinsiz tetikçiler tarafından canına kıyılmış, türküler derleyicici, Köroğlu Kolları araştırmacısı, Yelatan destanı yazıcısı, Sasharalı Güllü’nün oğlu Kaftancıoğlu’na… Selam olsun enstitülü eli öpülesi öğretmenlerimize, Anadolu imecesine… 14 KASIM 2013,
 Alper AKÇAM --
Alper Akçam 0 532 7650723
Bu haber 300 defa okunmuştur.


Ardahan

"ARDAHAN HANAK TARİHÇESİ VE KURTULUŞ GÜNÜ"

Ardahan Hanak İlçesi Tarhçesi.Hanak'ın kurtuluşu 1/11/ Mart tarihleri arasında gerçekleşmiştir.

MURAT KAZANKAYA, İDF’İ YASA BOĞDU ''EŞİNİ ÖLDÜRÜP, İNTİHAR ETTİ''

MURAT KAZANKAYA, İDF’İ YASA BOĞDU ''EŞİNİ ÖLDÜRÜP, İNTİHAR ETTİ'' İstanbul ;dernekler Federasyonu yönetim kurulu yasta

BÜLENT KERİMOĞLU'NA CİDDİ İTHAM ''siyasi simsar''

BÜLENT KERİMOĞLU'NA  CİDDİ İTHAM ''siyasi simsar'' Altarnatif Doğuş Gazetesinin İmtiyaz sahibi ; Çetin YILMAZ'IN kaleme aldığı; Siyasi simsar Bülent KERİMOĞLU ba...

"ARDAHAN DAMAL KARADAĞ SIRTLARINA'DA ATATÜRK MUCİZESİ"

Ardahan Damal Gündeş Karadağ sırtlarına düşen doğa harikası Atatürk silueti çıkmaya başladı!.

"ARDAHAN AKTAŞ GÖLÜ"

Ardahan Çıldır gölünün küçügü olan Aktaş gölü göçmen kuşlara durak yeri olarak kullanıyor.

Sayaç

Köşe Yazarları

BAYRAM ÇAĞLAYAN BAYRAM ÇAĞLAYAN
AveKP , CEMAAT KAVGASI ;DİNOZOR DEVRİNE BENZİYOR!!!
Şinasi KARACA Şinasi KARACA
"ALEVİLİKTE MUHAFAZAKARLIK MİLLİYETÇİLİK OLMAZ!"
Hünkar ÇELİK Hünkar ÇELİK
HÜNKARIN HABERİ
Arife ÖZBAŞ Arife ÖZBAŞ
Kana Susayanlar
 

Anket

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİN'DE ; KİMİ DESTEKLEYECEKSİNİZ?






Tüm Anketler

 

Foto Galeri

              

Saskara'nın 2012 Yılı piknik görüntüleri
Saskara'nın 2012 Yılı piknik görüntüleri
saskara köyü
saskara köyü
SASKARADAN YETİŞMİŞ ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER.
SASKARADAN YETİŞMİŞ ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER.
Ardahan
Ardahan

Video Galeri

              

Muharrem İnce’den çok konuşulacak İsrail konu 2014 ATATÜRK SİUETİ
Yabancı ülke tv leri tarafından çekilmiş RESİMLER İLE SASKARA
Saadet Garan - DSP Ataşehir Belediye Başkan Adayı