SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
25 Kasım 2017

“SÜNNETTE BİR YALAN DAHA! HANİ SÜNNET MÜSLÜMANLARIN’DI?”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“SÜNNETTE BİR YALAN DAHA! HANİ SÜNNET MÜSLÜMANLARIN’DI?”

GündemKültür & Sanat - 25 Kasım 2017 15:18

 “SÜNNETİN KISA TARİHÇESİ”

Özellikle ülkemizde sadece “sünnetli erkeklerin” Müslüman olduklarına dair yanlış bir inanış vardır.

Günümüzde polis ve asker olsun güvenlik kuvvetleri ile yargı içinde kimliği belirsiz cesetlerin veya şüpheli kişilerin kimlik tespitinde kullanılan yöntemlerden birisi de “Sünnet”ine bakmaktır.

Osmanlı’dan kalma bir gelenektir.

Bunun yanlışlığını göstermek için bu yazıyı hazırladım.

Oysa, “sünnet” çok eski bir gelenektir ve Yahudilik’ten daha önce M.Ö. 2500’lerde bile Mısır’da Ra dini dönemlerinde sünnet gelenekleri vardı.

 

 

 

M.Ö. 2500'lerde RA dini çağlarında Mısır'da sünnet

 

 

 

 

 

 

Sünnet sadece Müslümanlara has bir durum değildir.

Şimdi sizleri şok edecek Sünnet geleneklerinin Tevrat (M.Ö.1300’lerde Musa’ya verildiğine inanılır) çağından önce ve Tevrat, İncil çağlarındaki “Sünnet sapkınlıklarını” ve “gerekçelerini” okuyacaksınız. Sonra Tevrat ve Kuran bölümleri verilecektir;

New York merkezli “The Association for Prehistory” internet sitesinde yayınlanmış, Lloyd de Mause nin “Orijin of the War in Child Abuse” kitabının Birinci bölümümolan “Killer Motherland” ve sekizinci bölümünde “İnfanticide, Child Rape and War in Early States” konularından dilimize çevirdiğim yazımdan kız ve erkek sünneti ile ilgili bazı alıntıları veriyorum;

“…Kılsız parlak bir oğlana tecavüz edilmesipenis ucu derisi ile meme uçları kesilerek sünnet edilmesi, anne memesini temsil ettiğini düşündüklerindendi.

Plutrach, “oğlanlara tecavüz edilmesi, onlarla düşüp kalkılması bir zevk değil bir görevdi” der.

Eski şehir devletlerinde Yunanistan’da, altı yaşında bir erkek çocuğu, üzeri soyularak çırılçıplak edilip pazarda fahişeliğe zorlanır veya, dini ayinde tecavüz etmesi için bir rahibe teslim edilirdi.

Erkekler, erkek çocuklarını toplarlar, dövüş arenalarının yakınlarındaki genelevlerde fahişelik etmek üzere buralara satılırlardı.

Tevratta tecavüz edilen kadınlar şehir kapılarında taşlanarak öldürülürlerdi yani recm edilirlerdi.

Kızlar ve erkekler tecavüz edilmek istemekle suçlanırlardı. Bu günahkarlıkları yüzünden de sünnet derileri dikilir, veya organları kısırlaştırmak için kesilirdi. Kızların vajinaları dikilir, klitorisleri kesilir, sadece işeyecek kadar delik bırakılırdı. Evlendiğinde damat bu dikişi gerdek gecesi çözebilirdi.

Kızların cinsel organ kısırlaştırılmaları günümüzde Mısır, İsrail, Yunanistan, Roma’dan Afrikaya, Orta Amerika dan Çine kadar elan yaşanmaktadır.

Cisel organ kısırlaştırmaları hanedan öncesi devirlerde başlamış, bazı Mısır kadın mumyalarında cinsel organların dudaklarının olmadığına rastlanılmıştır.

Geçenlerde yapılan bir araştırmada Mısır da eğitilmiş ailelerin %97 si, eğitilmişlerin %67’sinde hala kadın sünneti ve kısırlaştırma uygulandığı tespit edilmiştir.Elde edilen dökümanlara göre bu gün değişik milletlerden 74 milyon kızın bu geleneğin mağduru olduğu tespit edilmiştir.

Kız sünnetini savunanlar, klitorisin, mastürbasyon neticesinde bir erkeğin cinsel organı kadar uzayabildiğini, kadının erkeklik organı olduğunu, onları seks köleliğinden kurtarmak için kısırlaştırma işlemi yapıldığını öne sürmektedirler. Sudan da klitorisin bir kazın boynu kadar uzayabildiğine tanık olunduğu söylenilmektedir.

Erkeklerin sünnet edilmeleri de onların otuz bir çekmelerini azaltmak için gereklidir denilmektedir. Sünnetten kaçınılan Atina’da ise, sünnet derisine delik açılara emir halka geçirilirdi.

Kız ver erkeklerde sünnet işlemi genelde altılı yaşlarda yapılır ve kapılan enfeksiyonlar yüzünden bazı kızların öldüğü bilinmektedir.

Oğlanlar için en kötü kısırlaştırma, doğuda ve batıda hadım etmekti ve erken dönem tanrıçalarına kurban ayinlerinde yapılırdı. Eski Mısır tapınaklarında sunağın altında uzanan erkek cinsel organı yığınlarına rastlanılmıştır.

Hadım, oğlanın başka erkeklerce tecavüz edilmesi için de ailesince daha kundaktayken yapılırdı.

Bizans tan Roma ya,ve Çin e kadar hadım fabrikaları vardı ve beşikte hadım edilen çocuklar genelevlere satılırdı. Anne ve babalar cinsel organlarını kesip bir kavanoza koydukları çocuklarını borçları karşılığında başkalarına süreli veya süresiz köle olarak verirlerdi.

Erken Roma döneminde hadım oğlanı ticareti büyük bir işti ve aristokratlar ile rahipler için üretilirlerdi.

Bruno Bettleheimin yazdığına göre, hadım çocuklar, kadınları kıskandıklarından, kesilmiş organlarının yerine doğum deliği açılmasını isterlerdi.

Romalı babalarçocukları onların isteklerini onaylamadıklarında çocuklarını ölüme mahkum ederlerdi…”

Sünnet Tevrat’ta, Yaratılış Kitabı 17. Bölüm’de “Sünnet;Anlaşma Simgesi” Başlığıyla verilir.

17.Bölümün 8.9.ve 10.ayetlerinde İbrahim’e, Levant/Filistin topraklarının soyuna verilmesi, soyunun bu topraklara hakim olmasının koşulu olarak “Erkeklerin “Sünnet” olması şartı getirilir;

Sünnet: Antlaşma Simgesi

BÖLÜM 17

Yar.17: 8 Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim.Onların Tanrısı olacağım.”

Yar.17: 9 Tanrı İbrahim’e, “Sen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız” dedi,

Yar.17: 10 “Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur:Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.”

Hristiyan dini araştırmacılarına göre, peygamber İbrahim M.Ö. 2000-1800 yılları arasında yaşamıştır. İbrahim’in bu ayetlerde Allah’a “Sünnet olmanın” ne olduğunu sormaması, Sünnet geleneğini kendisinin bildiğini, kendisinin de “sünnetsiz” olduğunu göstermektedir. 17.24.ayette, İbrahim’in “99 yaşında” sünnet olduğunu okuyoruz.

Allah’ın İbrahim ile anlaşmayı yaptıktan sonra göğe çekilmesini takiben İbrahim sünnet işlemlerine başlar. Aynı bölüm 23,24,25,26,27.ayetler;

Sünnet: Antlaşma Simgesi

BÖLÜM 17

Yar.17: 23 İbrahim evindeki bütün erkekleri -oğlu İsmail’i,evinde doğanların, satın aldığı uşakların hepsini- Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi o gün sünnet ettirdi.

Yar.17: 24 İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.

Yar.17: 25 Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.

Yar.17: 26 İbrahim, oğlu İsmail’le aynı gün sünnet edildi.

Yar.17: 27 İbrahim’in evindeki bütün erkekler -evinde doğanlar ve yabancılardan satın alınanlar- onunla birlikte sünnet oldu.””

 

Yahudi Sinegogunda rahibe Bakire Meryem'den doğan İsa'nın Sünnet edilişini gösteren mozaik

 

 

 

 

 

 

 

Tevrat Mısırdan Çıkış/Exodus bölümünde, peygamber Allah’ın emirlerini kavmine iletmek için Musa Mısır’a yola çıktığında, Bedevi karısı Sippora’dan olan oğlu küçük diye sünnet ettirmemiştir.

Musa, yolda Allah ile karşılaştığında, Allah, nedensiz yere Musa’yı öldürmek için saldırınca, akıllı bir kadın olan Sippora saldırının sebebinin sünnetsiz çocuk olduğunu anlar ve çocuğu, keskin bir taş parçası ile anında sünnet ederek Musa’nın canını kurtarır ve Musa’ya “Sen bana kanlı bir güveysin” der.

Mısırdan Çıkış/Exodus Musa’ya inen “4.Kitap, 24.,25.,26. ayetler;

Rab Musa’ya Belirtiler Gösteriyor

BÖLÜM 4

Çık.4: 24 RAB yolda, bir konaklama yerinde Musa’ylakarşılaştı, onu öldürmek istedi.
D Not 4:24 “Musa’yla”: İbranice “Onunla”.

Çık.4: 25 O anda Sippora keskin bir taş alıp oğlunu sünnet etti, derisini Musa’nın ayaklarına dokundurdu.”Gerçekten sen bana kanlı güveysin” dedi.
D Not 4:25 “Musa’nın”: İbranice “Onun”.

Çık.4: 26 Böylece RAB Musa’yı esirgedi. Sippora, Musa’ya sünnetten ötürü “Kanlı güveysin” demişti.”

Yahudiler sekiz günlük iken sünnet olurlar. Sippora’nın bildiği konu bu olaylardan sonra Tevrat’a geçmiş olan, “Allah’ın krallığına, sünnetsiz olarak girilmez” ayetidir. Bu olay bile bize, Sünnet’in İbrahim soyu olmayan Bedevi Sippora tarafından da Tevrat’tan önce bilindiğini kanıtlamaktadır.

Günümüzde, Yahudiler, Sabi, Süryani Hristiyan, Sünni İslam’ı benimsemiş Gülen grubu olarak da bildiğimiz Işıkçı Gregoryen Ermenilerde de sünnet vardır.

Ali İmran Suresi 3. ve 4. ayetler, Kur’an’ın Tevrat, Zebur, İncil’in doğrulayıcısı olan kitap olduğunu, Bakara Suresi 136. ayet de Tevrat’ta geçen Yahudi peygamberlerini sayar.

Bakara Suresi 106. ayet, Kur’andan önceki sayılan kitaplarda “değiştirilmemiş, doğru olan ayetlerin Kur’anda tekrar edilmediğini yazar.

 

 

İsa'nın sünnetini gösteren bir Fransız kilise resmi

 

 

 

 

 

 

 

Sünnet de Tevrat’tan İslam’a kalmış bir mirastır. Yukarıda verdiğim ayetler sebebiyle olsa gerek ki Kur’an’da “Müslüman olanların veya Müslüman doğan çocukların Sünnet edilmelerine dair bir ayet yer almamaktadır. Peygamberin hadislerinde olduğu söylenir ki öyle de olmalıdır. Çünkü, bu gelenek değişmediğinden Kur’an tekrar etmemiştir.

Bazıları “Sünnet” kelimesi geçen “12” Kur’an ayeti tespit edip yayınlamışlar sa da bu ayetlerdeki Sünnet ifadesi, cinsel organa yapılan sünneti içermemektedir.

Bu Tevrat ayetleri gereğince Hristiyanlardan da, Tevrat okuyan Yezidi Kürtlerde, Araplarda, Tevrat okuyan Sabi Araplarında da Sünnet olan vardır.

Her sünnetli Müslüman değildir.

Yıllardır, Osmanlı’dan beri, asker veya polis güvenlik güçleri, şüpheli ölümler, kimlik tespitinde karşılaşılan zorluklarda ölenin veya şüphelinin en azından Müslüman olup olmadığını belirlemek için Sünnetli olup olmadığına bakmaya amirlerince alıştırılmışlardır.

Oysa bu doğru değildir. Özellikle Osmanlıdan beri, din ve diyanet işlerinin başında bile bu “Sünnetli kripto gayrimüslümlerin” oldukları açıktır.

Kız sünneti

 

 

 

 

 

Kendilerini gizleyerek devletin başında kalan bu kripto azınlıklar da güvenlik güçlerine “sadece Müslümanların sünnet olduklarını” aşılayarak kendilerini asırlar boyunca ustaca gizlemeyi başarmışlardır. Irak’tan Afrika ülkelerine kadar bir çok gayrimüslüm kavimde hem erkek hem de kadın sünneti vardır.

Örnek olarak Irak ve Suriye’de yaşayan Yezidi Kürtleri kızları da sünnet etmektedirler. Kendilerini Müslüman gösterdiklerinden de bu iğrenç geleneğin utancını da Müslümanlara yüklemişlerdir.

Sünnetli olan herkesi Müslüman sayma alışkanlığını terk etmeliyiz.

Kaynak;Posted on by ..

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

şiir sevenlere müjde!    şiir Sevenlerin  büyüleyici sesi; Şair Yavuz Niyazi Yılmaz  bir yılı aşkın zamandır sürdürdüğü sessizliğini nihayet bozuyor.    2018 Yılının ikinci ayın'da  içinde beş şiiri olan albüm çalışmasına başyan ...
 "SÜNNETİN KISA TARİHÇESİ" Özellikle ülkemizde sadece “sünnetli erkeklerin” Müslüman olduklarına dair yanlış bir inanış vardır. Günümüzde polis ve asker olsun güvenlik kuvvetleri ile yargı içinde kimliği belirsiz cesetlerin veya şüpheli kişilerin kimlik ...
Şinasi KARACA "Köy Enstitüsü gerçekten bir cennetti" Kaftancıoğlu, 1934'de Ardahan'ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde, yedi çocuklu yoksul bir ailenin beşinci çocuğu olarak "merhaba' demiş hayata... Ümit Kaftancıoğlu (Garip Tatar) "yaşamın direnmek" olduğu ...
25 Eylül 1993 yılında hayatımıza tüplü televizyonlar vasıtasıyla girdiğinde kimse bir televizyon dizisinin bir çoğumuz için gerçeğin masalına dönüşeceğini düşünmemisti.İşte şimdi burada  size bu yazıyı çengelköy’de o masalın içinde yaşamış ...
Türkiye’nin ilk ve en önemli çoksesli kadın korolarından Sirene, Almanya’nın Wernigerode şehrinde 5-9 Temmuz arasında düzenlenen, uluslararası saygınlığa sahip 10. Uluslararası Johannes Brahms Koro Yarışması’ndan ödül yağmuru ile döndü. 20 ...
"Sansürlenen Türk Tarihi ! Nasıl Müslüman Olduk?"Bölüm(5)   Tarhan'ın öldürülmesinden sonra, Kuteybe, Aral Gölü?nün altında bulunan Harzem bölgesine yürür.. Harzem?de Caygan ile Havarizat arasında taht kavgası vardır.. Kuteybe Caygan?la işbirliği yapar.. Önce ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.
Son Yorumlar

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.