SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
1 Aralık 2017

“YÜZ SORUDA ALEVİLİK” BÖLÜM(4)

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“YÜZ SORUDA ALEVİLİK” BÖLÜM(4)

GündemUlusal - 1 Aralık 2017 22:38

 

“100 SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(4)

 SORU 20: Aleviler’de Dede Kimdir?

CEVAP: Alevilerde Cem ibadetini dede yönetir. Yani din adamına dede denir. Dedelerin soyunun Hz. Muhammed’e dayandığına inanılır. Soyu peygambere ulaşmayan kişi Alevilere dedelik yapamaz. Dedelik babadan oğula geçer. Bir babanın birden çok erkek çocuğu varsa onlar içinde babanın uygun bulduğu ve elverdiği oğlu dede olur. Tüm çocuklar dede olmaz.
Hz. Muhammed’in soyu kızı Fatıma ile Hz. Ali’nin evliliğinden olan Hasan veHüseyin’den devam etmiştir. Hz. Hasan’ın soyuna Şerif, Hz. Hüseyin’in soyuna Seyit denir.
Alevi dedelerine; “Seyidi Saaddet evlad-ı resul” denilir. Hilafetin başından beri Hz. Muhammed’in soyunun nüfus kütüğünü “Nakibul eşraflık” adlı kurum tutmaktadır. Bu nakibal eşraflık kurumu hilafetin Osmanlı’ya geçmesi ile Osmanlıya geçmiştir. Bugün bizdeki dedelerin elindeki secerdelerin çoğu bu nakibul eşraflık kurumu tarafından düzenlenmiş orjinal belgelerdir.
Dede soyluluk, Kerbela Olayı’ndan sonraTürk illerine geçmiştir. Bugün birçok Türkmen dedesinin peygamber soyundan olması bu kanaldan gelmektedir. Bu nedenleTürkmen Alevi dedelerin soylarının evlilikler yolu ile peygamber soyuna ulaşması olasıdır.

SORU 21: Aleviler’in İbadeti Olan Cem’in Özellikleri Nedir?
CEVAP: Cemi dede yönetir. Dedeler peygamber soyundandır. Bunun isbatı secereler ile, birde bu hizmet yüzyıllardır süren bir hizmettir. Her toplum kendi dedesini tanır. Dedesoylu olmayan birinin dedelik yapması oldukça zordur. Aleviler kapalı bir toplumdur. Dışardan içlerine girip dede olmadığı halde kendini dede kabul ettirmesi biraz zordur. Her insan ağzı ile kuş tutsa Alevi Cem’ini yürütemez. Dedenin peygamber soyundan olması şarttır.
Cem’e kavgalı, küslü, suçlu kimse alınmaz. Varsa ibadetten önce onlar barıştırılır. Alevilik yola bazı uğraşlarda bulunanlar alınmaz. Bunlar; Avcılar, kasaplar, görevi işkence yapmak veya adam öldürmek olanlar yola alınmaz. Cem’e katılıp birbirinden davacı olanlar için katılan tüm Cemaatin jüri olduğu bir yargılama olur. Bundan aklanınca Cem devam eder.
Alevilikte ilk etik kural; eline, diline, beline sahip olmaktır. Alevilikte vahim hatalar işleyen kişiler yoldan atılır. Düşkün edilir. O kişi toplum dışına itilir. Toplumdan izole edilir.
Cem’e gelen lokmalar eşit dağıtılır. Az bulana tekrar verilir. Bu dağılımda eşitlik sağlanır. Cemde cinsellik yoktur. Tüm katılımcı canlar insandır. Erkek yada kadın değildir. Cinsellik ibadet sırasında yoktur. Böyle bir duygu unutulur. Tüm canlar başka bir dünyaya yolculuk eder. Transa geçer. Kadın, erkek yoktur. Can, canlar, eren, erenler vardır. Cem Töreninde cinsellik yoktur.

SORU 22: Kaç Çeşit Cem Vardır?
CEVAP: Alevi ibadetine Cem denir. Çocukların ve yetişkinlerin birlikte katıldığı birazda eğitim amaçlı olan cemlere Birlik Cemi denir. Buna bazı yörelerde; Abdal Musa Cemi yada Kısır Cem’de denir.
Bunun dışında sadece müsahip ve evli çiftlerin katıldığı ve her çift için yılda bir yapılan ceme görgü cemi denir. Bu cemde görgüsü yapılan Canlar özünü dara çeker. Kendilerini gönüllü olarak dârâ çekerler, yargılamaya tutarlar. Şikayeti olan canlarda şikayetlerini dede önderliğindeki canların huzurunda ifade ederler. Görgüsü yapılan canların bir yıllık yaşamları mercek altına alınır. Adeta rehabilitasyon yapılır. Ruhsal bir temizlik yapılır. Bir yıllık yaşam gözden geçirilir. Kişilik rehabilite edilir ve yola devam edilir.
Bu cem daha disiplinli yapılır. 12 hizmetin tüm kuralları uygulanır. Bu cemin süresi yoktur. Yaklaşık akşam 5 de başlar. Sabaha kadar sürdüğü gibi bir günden fazla sürdüğüde olur. Katılan canların ruhsal birlikteliği adeta yenilenir. Ruhsal bir yenilenme sağlanır.

SORU 23: Alevilik’te Müsahiplik (Yol Kardeşliği) Nedir?
CEVAP: Alevilik’te müsahiplik yol kardeşliğidir. Kan kardeşliği dışında oluşan sosyal akrabalıktır. İki evli çiftin dünya-ahiret yol kardeşliğidir.
Müsahip olacak kişiler önceden müsahip adayını belirlerler. Dedelerine danışırlar. Bir yıl kadar müsahip kuralları ile yaşayıp yaşayamayacaklarını denerler. Ondan sonra müsahip olmaya karar verirler. Müsahiplik, müsahip cemi yapılarak başlar.
Müsahiplerin yeri Alevilikte kardeşlikten daha önemlidir. Kişinin yolu evlilikten sonra kardeşi ile ayrılabilir. Cüzdanı evi ayrılır. Müsahiplikte cüzdan ayrılmaz adeta ev ayrılmaz. Müsahibinizin eşi sizin kardeşiniz çocukları sizin çocuğunuz sayılır. Ayrı-gayrı yoktur. Sorumluluk ortaktır. Müsahiplik bir kere yapılır. Ölünceye kadar devam eder. Müsahiplikte ayrılmak yoktur.Müsahiplik eşitlik, sevgi, saygı, dostluk, dayanışma v.s. temeline dayalı toplumsal kardeşliktir. Bir köyün tümünün müsahip olduğunu düşünün ortaklaşmacı, eşitlikçi bir yaşam demektir. Müsahipler birbirinin iyi hareketinden olduğu kötü hareketinden de sorumlu bulunuyor. Bu durum da sıkı bir otokontrolü zorunlu kılıyor. Yapılacak hataları minimuma indiriyor. Az suçun yada hiçbir suçun işlenmediği bir toplumu oluşturmanın alt yapısını oluşturuyor.

SORU 24: Yedi Ulu Ozan Kimdir? Alevilik’teki Yeri Nedir?
CEVAP: Yedi Ulu Ozan; değişik tarihsel dönemlerde yaşamış Aleviliği gerek içerik olarak gerekse edebi olarak en iyi ifade eden 7 kişiden oluşan ozanlardır. Bu ozanlar adeta Aleviliğin tanınması açısından Aleviliğin kart adresleridir. Kartvizitleridir. Aleviliğin yazılı kaynaklarının tarihsel/toplumsal süreçte önemli ölçüde tahrip oldukları düşünüldüğünde ve önemli ölçüde şifahi kaynaklara dayanarak yaşadığı düşünüldüğünde bu durum daha fazla önem arzetmektedir.
Bu ozanların isimlerini sayarsak; Seyit Nesimi, Şah Hatayi, Fuzuli, Yemini, Virani, PirSultan, Kul Himmet’tir.
Kısaca biyografilerine bakarsak; Seyyit Nesimi:
SEYYİD NESİMİ (1369-1417)
Bağdat’ın Nesim Kasabası’nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenler’dendir. Halep’teHallac-ı Mansur’un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.
Nesimi, Hurufi’dir. Fazlullah Hurufi’nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüşünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüşünü benimser.
Başlıca eserleriTürkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asıllı Türkmenlerdendir.
Katledilme sırasında rivayete göre derisi yüzülerek eline verilip giderken, Halep’in 12 kapısından aynı anda çıktığı görülmüştür. Yolda birisine; “Gerçek Kabe’nin yolcusuyuz.” Elinde yüzülmüş derisini göstererek “İhramımız budur” dediği beyti meşhurdur.
ŞAH HATAYİ (1487-1524)
Yedi Ulu’lardan Şah Hatayi; 1487 yılında İran-Erdebil’de doğdu. Anadolu’daki Alevi cemlerinde nefesleri en sık yer alan ululardandır.BabasıŞeyh Haydar, anasıAkkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemşah Halime Begüm Sultan’dır.
OsmanlıPadişahı Yavuz SultanSelim’le 19 Mart 1514’de yaptığı Çaldıran’daki savaşı kaybetti. Bu onun için sonun başlangıcı oldu. 1524’de 37 yaşında iken Azerbaycan’da Hakk’a yürüdü. Cenazesi Erdebil’e götürülerek, dedesiŞeyh Safiyüddi’nin türbesi yanında toprağa verildi.
Şah Hatayi çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve HacıBektaş Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmıştır.
FUZULİ (1504-1556)
Asıl adıMehmet olan Fuzuli; 1504’deKerkük’te doğdu.Kerkük’teBayat Türkmen boyunun Karyağdı soyundan gelmektedir.
Şiirlerini hem Türkçe, hem Arapça hem de Farsça yazan Fuzuli’nin en başarılı eserleriTürkçe yazılmış olanlarıdır. Fuzuli; yalnızca Türk ve Fars edebiyatında değil, dünya klasikleri arasında da saygın bir yer almış ozandır.
Bir gönül eri olan Fuzuli; yaşamı süresince Kerbela veBağdat çevresinden ayrılmamış, bir süreHz. Ali’nin türbesinde türbedarlık yapmıştır.
Kitaplar Fuzuli’nin en büyük dileğinin Kerbela da ölmek olduğunu yazar. Fuzuli yakın çevresineHz. Hüseyin’in türbesinin yanında toprağa verilmeyi ve mezarına taş konulmamasını vasiyet etmiştir. Kendisi veba hastalığı salgınındaHakk’a yürümüş ve vasiyeti yerine getirilmiştir.
Kerbela Olayı’nı anlatan “Hadikat-ü Süeda” (Mutluların Bahçesi) en önemli eserlerindendir.
YEMİNİ (15.-16. YÜZYIL)
Yemini 15 yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısındaTuna Irmağı yörelerinde yaşadı.
Çeşitli kaynaklar tarafından asıl adının Ali olduğunu, Akyazılı İbrahimDede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar.
Demir Baba Velayetnamesi’nde adı “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer.Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır. Hz. Ali’nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adlı kitabı 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabıdır. Bu kitap, Hz. Ali’nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun işlendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-ı Erdem (iyi ahlak kitabı) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yaşam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayıYemini’ye daha bir saygı duyarlar.
VİRANİ (16. YÜZYIL)
Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani’nin; 16. yüzyıldaEğriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süreNecef’te Hz. Ali’nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.
Virani; BalkanlardaDemir Baba’dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.
Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani’nin aruz vezni ile 300’e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.
Virani’ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali’dir.
DEVAM EDECEK.

Kaynak; Gelin canlar bir olalım.. Şinasi KARACA<saskara-sinasi@hotmail.com

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

İbrahim Balaban: Nâzım’la 96 yıl Nâzım Hikmet’in Bursa cezaevinde beraber kaldığı, aynı zamanda öğrencisi olan ressam İbrahim Balaban, resimlerini ve Nâzım’la olan ilişkisini anlattı.  “Biliyorsunuz büyük bir Türk ressamı var, bir köylü ...
Başlık aslında bana değil, SABAH yazarlarından Hilal Kaplan’a ait. Hani şu Kabataş yalanından tanıdığınız Hilal Kapan’a. Geçenlerde ilginç bir vaka yeniden hatırlattı. Hem artık günlük TV programı yapmadığım için hem de ...
“YÜZ SORUDA ALEVİLİK” BÖLÜM(5) “100 SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(5) PİR SULTAN ABDAL (16. YÜZYIL) Pir Sultan Abdal’ın 1500 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğduğu yeri ise kendisi şiirlerinde, “Benim AslımHorasan’dan Hoy’dandır” diyerek belirtiyor. Asıl adıHaydar olan Pir ...
     Şinasi KARACA         “ARAP ÇÖLLERİNDE TÜRK KANI AKITILMIŞTIR”  Osmanlı imparatorluğu,İslam Peygamberi Hz,Muhammedi’den dolayı Araplar a ve Arap topraklarına Tarihi boyunca kutsal bir önem atfetti.Ama Araplardan,aynı karşılığı alamadı.1.Dünya savaşıyla birlikte Arap topraklarındaki,İhanet odakları ...
“ARAP ÇÖLLERİNDE TÜRK KANI AKITILMIŞTIR”  Osmanlı imparatorluğu,İslam Peygamberi Hz,Muhammedi’den dolayı Araplar a ve Arap topraklarına Tarihi boyunca kutsal bir önem atfetti.Ama Araplardan,aynı karşılığı alamadı.1.Dünya savaşıyla birlikte Arap topraklarındaki,İhanet odakları İngilizlerin,kışkırtmasıyla harekete geçti.İngiliz ...
Kadın Hakları Bildirgesi ne der? Bugün Dünya Kadın Hakları Günü. Aynı zamanda "Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı" tanınmasının 83'ncü yılı. Kadın Hakları Bildirge'sini de hatırlamanın tam zamanı! Şiddeti kabul etmeyin ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.
Son Yorumlar

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.