SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
12 Aralık 2020

“AVRUPA BİRLİĞİ KURUMLARINA AÇIK MEKTUP; AKP HÜKÜMETİNİ ŞİKÂYET EDİYORUM!”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“AVRUPA BİRLİĞİ KURUMLARINA AÇIK MEKTUP; AKP HÜKÜMETİNİ ŞİKÂYET EDİYORUM!”

GündemUlusal - 12 Aralık 2020 13:18

AVRUPA BİRLİĞİ KURUMLARINA AÇIK MEKTUP; AKP HÜKÜMETİNİ ŞİKÂYET EDİYORUM!
Değerli yetkili;
Uluslar arası kıstas ve kabullere göre, ülkemizde Devlet Yönetiminin, Aleviliğe karşı uyguladığı geleneksel siyasetin adı; kültürel (inançsal-yok etmek) soykırımdır!
Uygulamanın, yani devlet politikasının bilimsel adı budur ve bu uygulama, Mezhep Devleti politikasının belli başlı kolonlarından birine tekabül etmektedir. Tekrar etmekte yarar görüyorum; AKP Hükümeti, Alevilere, kültürel soykırım-inançsal karartma uygulamaktadır. Farkında olduğunuza eminim ama bunu bir anımsatma veya bilinenlerin altını çizme çabası olarak görmenizi dilerim.
Bakın:
AKP öncesi hükümetlerinin, Alevileri görmeme, inkâr etme ve yok sayma politikası bir mahcubiyet içinde sürdürülürken, AKP, bu akıl ve izan dışı bölücülüğü, pervasız biçimde, kör parmağım kör gözüne noktasına getirmiştir. AKP’nin yönettiği Türkiye’de, Ana Muhalefet Partisinin lideri Sn. Kılıçdaroğlu, dönemin Başbakanı Sn. Erdoğan tarafından meydanlarda yuhalatılmış, “mezhebini söyle, mezhebini” diyerek, en koyu ve ilkel düzeyden mezhep siyaseti yapmakta beis görmemiştir. Yine Sn. Kılıçdaroğlu, iktidardan güç alan çetelerin fiili saldırısına uğramış, aynı çevreye yaslanan çete liderleri tarafından tehdit edilmiştir.
Çünkü tüm prestijini ve saygınlığını kaybeden, ekonomiye eksi veriye düşüren iktidar, ülkemize yapacağı en son kötülüğü de göze alarak, iktidarının devamını, yurttaşların, “Aleviler ve Sünniler” kutuplaşmasında aramakta, bu politikasını, ülkenin birliği dirliği hilafına, bilerek, isteyerek devam ettirmektedir.
AKP iktidarında devlet edenler; Anayasa’dan, ulusal ve ulusal üstü antlaşma ve sözleşmelerden, namus ve şeref üstüne edilen yeminlerden savrulmuş, eşi örneği olmayan bir bölücülük noktasına çakılmıştır. Bu anlayışın kişiliği çarpık, sözleri yalan, inançları sahtedir. Cemaat ortamlarında “laik demokratik devleti, şer-i devlete dönüştüreceklerine” dair yemin ederlerken, TBMM kürsüsünden, “Anayasa’ya sadık kalacaklarına, laik demokratik devleti koruyacaklarına” dair yemin etmektedirler. Çelişkiler ve gelgitler arasında bocalamalarının, gıda ve yakacak gibi ianelerle garibin sırtına binip, eşi dostu ve üç beş sömürgeni ihya etmelerinin nedeni budur.
Konuya gelirsek:
Ben, Alevi inancına mensup bütün yurttaşlar gibi Devletine, bayrağına, Devletin yasa ve Anayasal değerlerine yürekten bağlı olduğum halde, eşi-menendi görülmemiş bir eşitsizlik ve bölücülükle karşı karşıyayım! Kaldı ki, devleti yönetenlerin devlete ve kanunlara bağlılığımızla ilgili tek eleştirileri yoktur, olamaz.
Ancak; tüm Aleviler gibi, içinde bulunduğum esaret benzeri; sosyal, siyasal, inançsal şartlardan, devletin geleneksel inkâr siyasetinden büyük elem duyuyorum. “Kültürel soykırım yaşıyoruz” diyerek bağırıyor, çığlık atıyor, sesimi duyuramıyorum. Rahatsızım, kırgınım, üzgünüm; üzgünüz…
Hükümetlerin ayırımcılığına ve yasa tanımazlıklarına dair, bizzat hükümetin kendi belgeleri üzerinden somut örnekler vermem gerekirse, en somut örnek, şu saatlerde TBMM’de konuşulan Devletin Bütçesi’dir.
Bakalım devletin bütçesi nasıl pay edilmiş?
Devlet Bütçesi, en büyük tüccardan, meyhanede dem alan orta halliye, bugün işsizlik ücreti alan garip-gurebaya değin bütün vatandaşların vergi ve alın teriyle oluşur. “Alevinin, Romanın, rakı içenin, meyhanecinin, tekel maddesi satanın, inancı olmayanın vergisini almıyoruz” diyebilir misiniz; hayır! O halde neden resmen, alenen ve taammüden; Sünni’ye, Sünni imama, Sünni vaize, Sünni ilahiyatçıya, Sünni İmam Hatip öğretmenine, Sünni İmam Hatip Okuluna, Sünni Mezhebi öğretmenine, camiye… Sünni Diyanet İşleri Başkanlığına (DİB), içinden çok sayıda Selefi cihatçı-IŞİD üyesi çıkan bilumum Sünni cemaat vakıflarına veriyorsunuz da, cemevine, cemevi görevlisine, Alevilik öğretmenine, Alevi ilahiyatçısına vermiyorsunuz?
Sünni DİB’na 13 milyar TL…
Sünni Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne 11 miyar TL…
Diyanet Vakfı eliyle cami yapımı ve onarımlarına…
Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle cami onarımlarına…
Kültür Bakanlığı bütçesi eliyle cami onarımlarına…
İl-ilçe özel idareleri bütçeleri eliyle cami onarımlarına…
Avrupa ülkeleri, Ortadoğu, uzak ve yakın Asya ülkelerinde yapılan cami inşaatlarına…
Kimsesiz mezralara ve Alevi köylerine yapılan cami inşaatlarına…
Özetle, Sünni inancı ve Sünni misyonerliği adına ayrılan toplam bütçe miktarı, (tahminen): 50 milyar TL iken, Alevi inancı adına ayrılan toplam bütçe miktarı: 0.00 TL’dir…
2021 yılında, Türkiye’de tarıma verilecek desteğin, toplam 22 milyar TL olduğunu düşünürsek, 50 milyar TL’nin ne büyük bir miktar olduğunu anlayabiliriz.
Ayırımcılık, salt bütçeden mi ibaret? Hayır! Birçok düşünürün “Sünni Mezhep Partisi” olarak tanımladığı AKP içinde, bir tane Alevi kökenli milletvekili, devlet bürokrasisinde bir tane vali, müsteşar, büyükelçi, hatta muhtemelen genel müdür dahi bulunmamaktadır. Alevi köyüne cami yapmakta ısrarcı olunmaktadır. Devlet okullarında çocuklarımıza esir muamelesi anlamına gelen “zorunlu” olarak, Sünni mezhebi öğretilmektedir. Gençlerimiz, kamu personeli alımlarında Sünni teolojisine dair sorular sorularak, elenmektedir. Alevi personelin terfisi engellenmektedir…
Oysa Anayasa 10. Madde: “herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” diyerek, ayırımcılığı Anayasal suç saymaktadır. Kendi yasalarına, etik ve ahlaka, ettikleri yemine, imzaladıkları antlaşma ve sözleşmelere uymayan bir iktidarlar dizisiyle karşı karşıyayız…
Özetle, İslamcı ve mezhepçi hükümetlerin Müslümanlığı, devlet adamlığı, adalet anlayışı bütün evrenimizde böyledir! Böyle bir anlayışın “İslamofobi”den söz etmesi, “neden İslamiyet’ten alerji duyuyorsunuz” diyerek muhataplarını eleştirmesi ise, tam bir izan dışılıktır.
Bu izan dışılık neden sürüp gidiyor; mücadele mi etmiyoruz?
İlgili makamlara binlerce kez başvurduk; “yapmayın etmeyin, adil olun, böyle devlet olmaz, yaşamaz” dedik, yetmedi. Ulusal mahkemelere başvurduk, kararlar getirdik, yetmedi,
başvurduğumuz AİHM; “Alevilerin haklarını ihlal ediyorsunuz, bir an önce bu ihlale son derin” dedi, yetmedi. Sokağa çıktık, yüzbinlerce insan bu haksızlığı son bulması için alanları doldurdu, yine yetmedi. Taleplerimiz karşısında kör, sağır ve lal oldular!
Devlet bütçesi ve tüm olanakları, mezhep partisinin keyfiyetine göre dağıtılıyor. O keyfiyet; “camide ibadet edene veriyorum, cemevinde ibadet edene vermiyorum” diyor! Türkiye’yi en keyfi, en geri, en bağnaz anlayışla yönetmeye devam ediyor, suç işliyorlar! Medeniyet, demokrasi, laiklik, insan hakları gibi çağcıl değerlerden nefret ediyor, yanından bile geçmiyorlar…
Değerli yetkili;
İçinde olduğumuz akıl-izan dışı uygulamalar, en temel özgürlüklerimizin gasp edilmesi ve anlatmaya çalıştığım nedenlerle; eşitlik, adalet ilkelerine, sözleşme ve antlaşmalara aykırı davranan AKP yetkililerinin şiddetle kınanmalarını ve yaptırıma tabi tutulmalarını, Avrupa Birliği Kurumlarından talep ediyorum…
Saygılarımla…
08.12.2020
Murtaza DEMİR
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı.
saskara-sinasi@hotmail.com Şinasi Karaca
Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

TÜİK “ÖLÜM İSTATİSTİKLERİNİ” AÇIKLAMAYI ERTELEDİ TÜİK'i çalışmadığı yerden yakaladık CHP İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Özgür Karabat geçtiğimiz haftalarda TÜİK verilerine dayanarak nerede oldukları belli olmayan 218 bin vatandaşın kayıp olduğunu gündeme ...
MHP'yi CIA kurdu, CHP'de ise... MHP ve Alparslan Türkeş'in CIA ile ilişkisi, askeri müdahalelerde ABD'nin rolu... 68 kuşağı hareketinin iki atkif ismi Sarp Kuray ve Ömer Gürcan'dan şok açıklamalar. GİRİŞ 26.04.2008 16:35GÜNCELLEME 26.04.2008 16:35 1960’lı ...
"ALEVİLER ASLA MILLIYETCILIK KELLECILIK YAPMAZ!" ÇÜNKÜ 72 MILLETI AYNI GÖZDE GÖRÜR. Yesevi Bektaşi Oğuz Ocakları diye Faşist bir Alevi örgütlenmesi oluşmuş. Hacı Bektaş Veli Dergâhına da gitmişler. Bir koldan da Turizm ve ...
"ATATÜRK İLKELERİ" Kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni belirlediği çağdaş değer ölçülerine eriş­tirmek, Türk halkını uygar dünyada ki layık olduğu yere ulaştırmak için koyduğu te­mel ilkelerdir. 1924 Anayasası'nda da yer olan bu ilkeler ...
Peker'den operasyon açıklaması: "Diğer üç kişiyi de biliyorum" Organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker, yeni açıklamalarda bulundu.   Organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sedat ...
"Gazeteci Murat Ağırel: Sezgin Baran Korkmaz 12 gazetecinin kendisi tarafından maaşa bağlandığını söylüyor" Sezgin Baran Korkmaz'ın bir kısmı ortaya çıkan ses kaydının devamında, 12 gazeteciyi maaşa bağladığını söylediği iddiaYeniçağ yazarı Murat ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.