Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
9 Ocak 2019

BU “ADAM”I NASIL SEV(E)MİYORSUNUZ?

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
BU “ADAM”I NASIL SEV(E)MİYORSUNUZ?

GündemUlusal - 9 Ocak 2019 14:17

BU “ADAM”I NASIL SEV(E)MİYORSUNUZ?

Ağva’ya bağlı Çanaklı Köyü’nün kadınlarını bir araya toplayıp anadan doğma kalana kadar soydular. Çırılçıplak halde kocalarının katledilişini izlemeye zorlanan kadınlar, sonrasında toplu tecavüze uğradılar. Küpelerini almak için kulakları, bileziklerini almak için bilekleri, yüzüklerini almak için parmakları kesildi; acıyla kıvranarak can verdiler.

***

Ateşe verilen Hacı İsmail Köyü ve erkekleri iple bağlanıp yatırılarak kurbanlık koyun gibi kesilen Karadere Köyü’nün kadınlarına tecavüz ettiler.

***

İmranlar Köyü’nde, ırzlarına geçmek üzere bütün kadınları bir eve topladılar; kendilerini korumaya çalışanları lime lime doğradılar.

***

Tekkeler Köyü’nde bacaklarından asılan on beş genç kızı, insan aklının alamayacağı işkenceler yaparak öldürdüler.

***

Karamandıra Köyü’nde yağmaya direnen Hacı Mustafa’yı kurşuna dizip karısının ve kızının ırzına geçtiler. Irzına geçtikleri kızı, yaraladıkları bir ata bağladılar, at can havliyle oradan oraya koştukça kız parçalara ayrıldı.

***

Çınarcık’ta, erkek çocukları, annelerine tecavüz etmeye zorladılar. Yaptıramayınca hepsini süngülediler. Kadınların karınlarını yarıp, kundaktaki bebekleri yardıkları karınlarına gömdüler.

***

İzmir rıhtımında eşlerinden veya oğullarından haber bekleyen kadınların çarşaflarını yırttılar, hakaret ederek yerlerde sürüklediler…

***

Maraş’ta, hamamdan çıkan kadınlara sarkıntılık yaptılar, peçelerini yırttılar…

***

Karacaali’de, köyün kadınlarına kocalarının gözleri önünde tecavüz edip kurşuna dizdiler.

***

Bu satırlar Hâkimiyeti Millîye’den:

“Yunanlıların kadınlara ve kızlara yaptıkları tecavüz, üzerinden yüzyıllar geçse, kendilerini Türklere affettirmek için her şeyi yapsalar, bunu başaramazlar. Binlerce masum kız Yunanlıların eline düşmektense, kurşunla, süngüyle, ateşle ölümü tercih etmişlerdir.”

***

İkna olmayan, “resmî tarih(!)”in parçası bulan, inanmayanlar için, bu satırlar da bizatihi işgalciler, işkenceciler, tecavüzcülerle soydaş olan yabancı bir “kadın” gazeteci Berthe G. Gaulis’den:

“Bilecik bir felaket ve acılar diyarı… Henüz dumanı tüten taş yığınları altında kim bilir ne kadar insan cesedi yatıyor… Tecavüze uğramamış genç kız veya kadın kalmamış… Biraz ötede, kızını kurtarmak isterken, kafasına taşla vurularak öldürülmüş bir ihtiyarın mezarı…”

***

Belki de bu nedenle, yani “işgal”in ne demek olduğunu en önce, en çok ve en fena biçimde onlar anladığı için, Türk Kurtuluş Savaşı’nın, Millî Mücadele’nin, Kuvayı Millîye’nin -yahut siz nasıl anıyorsanız o direniş günlerinin- “büyük hainleri” arasında bir tek “Türk kadını” yoktur!

Onlar o sırada “hainlere” karşı yazılacak bir “destan”ın ön sözünü inşa etmekle meşguldür!

Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının ardından “Mebuslar” teslim bayrağı çekerken gazetelere yolladıkları “Millî haklarımızı ve ismetimizi koruyacak hükümet ve erkek yoksa, biz varız” ilanlarıyla eli silah tutan Türk erkeklerine tarihî bir ders verirler mesela!

TBMM başkanlığına gönderdikleri, “Erkekler vazifesini yapmayacak, dinlerini ve vatanlarını, zevce ve hemşirelerini muhafaza etmeyecek kadar aciz ve ilgisiz iseler, düşmana karşı koymak için bize izin versinler. Yalnız topraklara gömerek paslandırdıkları silahları bize versinler. Irzımızı, namusumuzu, iffet ve ismetimizi biz kendi ellerimizle müdafaa edeceğiz” dilekçesiyle, vatan savunmasından kaçanları, yüzlerine tükürmekten beter ederler!

Sultanahmet’ten Kastamonu’ya, Üsküdar’dan Bursa’ya memleketin her yanında “biz kadınlar bu hak cihadında en önde olacağız” diye onlar haykırırlar!

***

Bütün bunlar olur, sadece Anadolu’da değil, Türk kadınları mütareke İstanbul’unda da sarhoş işgalci askerlere meze olmaya, üstelik de “gönüllü meze!” olmaya zorlanırken, onların dramına, çığlık atsalar duyacakları mesafedeki “saray”ında oturan Vahdettin, “işgal güçleri hangi dinden ve milletten olursa olsun onlara Türk misafirperverliği gösterilmesini” buyurur… Atatürk ise, “düşman kaçarken, kadınlarınızı ve çocuklarınızı dağlara ve emin yerlere saklayınız” diye bildiri yayınlıyordur!

Padişah, varlığını “Allah’tan sonra işgalci İngilizlere” emanet ediyorken, Mustafa Kemal kadınların sadece ırzını ve canını kurtarmakla değil, vatanı o mezalimden kurtarıp bağımsızlaştırmak ve onlardan doğacak kız çocuklarının, kız torunlarının yerlerde sürüklenmeyip omuzlarda yükseltileceği bir rejimin temellerini atıyordur!

Hâl böyleyken…

Başka hiç kimseye değil sözüm, bu ülkenin Atatürk’e hakareti, Cumhuriyet’le savaşı marifet sayan kadınlarına bugün;

Siz, nasıl yapabiliyorsunuz?

Nasıl oluyor da, böyle bir “ADAM”ı sev(e)miyorsunuz?

Selcan Taşçı Hamşioğlu.

saskara-sinasi@hotmail.com. Şinasi Karaca.

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

BU "ADAM"I NASIL SEV(E)MİYORSUNUZ? Ağva'ya bağlı Çanaklı Köyü'nün kadınlarını bir araya toplayıp anadan doğma kalana kadar soydular. Çırılçıplak halde kocalarının katledilişini izlemeye zorlanan kadınlar, sonrasında toplu tecavüze uğradılar. Küpelerini almak için ...
UNUTULMAMASI GEREKEN OLAYLARDAN BİRİ!. "BAHÇELİEVLER KATLİAMI ITIRAFI" Bahçelievler: Reis ve İdi Amin'i iş başında Sene 1978, 8 Ekim'i 9 Ekim'e bağlayan gece. Yer; Ankara'da Bahçelievler semti. Ülkücülerin “Reis”i Abdullah Çatlı'nın yaptığı plan akşam ...
"Diyanetin sitesinden: Müslüman yılbaşı kutlamaz" Diyanet'in sitesinde hala yayında olan yılbaşı temalı bir hutbede "Noel ve yılbaşı gecesi kutlamak, onların adetlerine uymak, onlara benzemek kesinlikle caiz değildir ve büyük günahlardandır" ifadelerine ...
Ekonomik kriz bağıra bağıra geldi 2019’da daha da kötü olacak... CHP’li Umut Oran, ekonomik krizin “bağıra bağıra” geldiğini ifade ederek, “Ülke olarak dış politikada ve iç siyasette son derece kritik bir konjonktürde bulunduğumuz bu dönemde ...
“DÜNYA’DA YILBAŞI KUTLAMASI” Yılbaşı, herhangi bir takvime göre içinde bulunulan yılın bitimi ve yeni yılın başlangıcı. Dünyada en yaygın kullanılan takvim olan Gregoryen takviminikullanan ülkelerde 31 Aralık‘ı 1 Ocak‘a bağlayan gece yılbaşı gecesi veya yılbaşı ...
"GETİRTİLENE KANUN İBADET HANELERE EL KOYMA KANUNU" HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu 6360 Sayılı Büyükşehir kanun ve yasasını meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, “Getirilen 6360 sayılı Büyükşehir kanun ve yasası ile köylerin ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.