SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
4 Mayıs 2020

“BU GÜN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“BU GÜN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ”

GündemUlusal - 4 Mayıs 2020 14:35

“BU GUN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ”

Hayatı yansıtıyoruz.
Adı gazetecilik oluyor.
Hayatın içinde bir günde binlerce “olan- biten- akıp- giden- örtülüp- gizlenen” bilgi, duyum, olay var. Yağmur yağar. Haber. Güneş doğar. Haber. Maç oynanır. Haber. Cumhurbaşkanı konuşur. Haber. Muhalefet partisi başkanı ona cevap verir. Haber.
Al, al yaz.
Ne kolay!
★★★
Zorluk seçmekte değil neyin haber olduğunu bilmekte… Bir örnek: Yağmur yağdı. Herkes görüyor. Gizlisi saklısı yok. Bu haber değil. Yağmur yağdı, kanalizasyon sistemi bakımsız bırakıldığı için sular doldu bir yoksulun evini bastı, 2 çocuklu aile boğuldu. Belediye, valilik, iktidar her kimse bunun duyulmasını istemedi.
İşte yazılacak yazı o.
Okur gazeteciden, iktidarın, egemenin, güçlünün, zenginin, varlıklının, mafyanın, haksızlık yapıp bunu örtmeye çalışanın duyulmasını istemediğini yazmasını bekler.
Cumhurbaşkanını öv.
Bu haber değil.
Yazı hiç değil.
Cumhurbaşkanı neyi gizliyor?
İşte haber o.
Bakanı yücelt.
Bu haber değil.
Bakan neyi örtüyor.
İşte yazılacak olan o.
Muhalefeti yağla.
Bu dalkavukluk.
Neyi eksik yapıyor.
İşte yazı o.
★★★
Bizim ülkemiz son 18 yıl içinde her gün artan dozda “gizlenenleri yazanların kalemini susturmak” kıskacına sokuldu.
İlk adım:
İç sansürle atıldı.
Gazete ve TV sahibi patronlar, holdingleri de bankaları da olduğu için, iktidar gücüyle korkutuldu. Gazetelerinde ve TV’lerinde “iktidarın duyulmasını istemediğini yazan yazarlar, haber muhabirleri” iç sansür mengenesine alındı, direnenler kovuldu.
Bu iktidara yetmedi.
İkinci adım geldi:
Çok okuru olan gazeteler, devlet banklarından 700 milyon dolar- 800 milyon dolar kredi akıtılarak, yandaş iş adamlarına “havuzlama yöntemiyle” satın aldırılırdı. Böylece hem korkunç bir iç sansür çalıştı ve hem de gazete yazarlığını ve gazete haberciliğini “muhalefete muhalefet yapmak üzerine kurmuş” bir yığın borazan kalem türedi.
Bu arada!
Beklenmeyen oldu.
Okur borazan gazeteleri bıraktı. Gizleneni, saklananı yazan, konuşan bir basın ortaya çıktı.
Ve üçüncü adım.
Savcılar kılıç yapıldı.
Hakimler satır oldu.
Gizleneni yazanları “terörist damgasıyla karalamaya ve hapisle korkutmaya, korkmayanları da hapse koymaya” başladı.
★★★
Bugün!
Basın özgürlüğü günü.
18 yılda geldiğimiz tablo: Elinde korkunç büyüklükte gazete, TV kanalı, radyo istasyonu, dergi, yazar, muhabir, medya patronu var ve iktidara karşı yapılan eleştirilere bu yayın gücüyle cevap vermek yerine “hakimleri, savcıları, adaleti devreye sokarak” susturmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Boğaziçi’ne bakan evinin bitişiğindeki 250 metrekare kamu arazisini üç otuz paraya kiralamış üstüne çardak yapmış. Bunu haber yapan gazeteciyi “teröriste yardımcı olmakla ve haneye tecavüz etmekle” suçlayıp savcının önüne gönderiyor. İletişim başkanısın, çağır pergoleni yazan gazeteciyi, anlat. Bunu yapmıyor, savcıyla, hakimle korkutuyor. Bugün Dünya Basın Özgürlüğü gününde, yazdıklarından ötürü hapiste olan gazeteciler; Barış Terkoğlu, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Hülya Kılınç, Mehmet Ferhat Çelik, Aydın Keser hayatın içinden iktidarın duyulmasını istemediği “rüşvet, adam kayırma, israf, kent rantını yandaşa transfer, belediye parasını partili vakıflara ve tarikatlara pompalama haberlerini” yazan konuşan gazeteciler. Tele1’in sabah haberleri sunucusu Can Ataklı’ya konuşmasından bir kelime cımbızlayıp RTÜK aracılığıyla çok yüksek para cezası kesildi ve yayın yasağı geldi. FOX TV’den Fatih Portakal’a bir cümlesinden ötürü 3 yıl hapis istendi. Cumhuriyet Gazetesi muhabirleri Alican Uludağ, Hazal Ocak, Seyhan Avşar, Zehra Özdilek’e de yazdıkları haberlerden ötürü soruşturmalar açılıyor

Kaynak..Sözcü..Necatı Doğru..

saskara-sinasi@hotmail.com Şinasi Karaca

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

"ÇATIŞMALAR ÜZERİNDEN HAK VE HAKİKATİ YOK EDEMEZSİNİZ" Sevgili canlar; ekonomik ve siyasi çatışmalar, yoksulluk, ayrımcılık ve şiddet kitleleri kontrol etmek için planlanan birer sosyolojik kaynak haline getirildi, bu kaynaklar tek bir ...
"Kız çocuklarını vicdansızlıklardan koruyalım" Hedeflerinde kız çocukları var. İstiyorlar ki, hayatın dışında kalsınlar. Erkeklerle aynı haklara sahip olmasınlar. O yüzden önce “kız çocuklarını okula göndermeyin” diye vaaz eden şeyhleri duyduk. Ferdi çıkışlar değil, gericiliğin sözcülüğünü ...
"Değerli Erenler, Canlar!" Biz Aleviler kadimden beri var olan bu yolun, erkanın özüyle yaşayıp, yaşatılması yönünde yol hizmeti yapanlar olarak kendimize Nesimi’nin “Ey Nesimi Can Nesimi bil ki halk aynındadır. Onca ...
"Türkiye'nin Demokrasi Raporu: Toplumun yarısı yargıya güvenmiyor" DDA, 266 bin 993 kişiyle görüşülerek hazırlanan Türkiye’de Demokrasi Raporu’nu yayınladı. Rapora göre her 2 kişiden biri seçimlerin adil şekilde gerçekleştiğine inanmıyor, her 6 ...
"İslam’da Bayramların Yeri" Bayram esasında dini değil; sosyolojik bir gün. Kur’an-ı Kerim’de ne Ramazan Bayramı ne de Kurban Bayramı geçmez. Bayram kutlamak, bayramları icra etmek, uygulamak sosyolojik bir olaydır. Yani bayram ...
"KİRLETİLMİŞ SÖZCÜKLER" Geçen hafta “Sözcükler de kirlenir” diye başlamıştık söze. Kirletilmiş sözcüklerle doludur dilimiz. Tarihsel süreç içinde kimlik değiştirmiş sözcüklerimizden biri de “ülkü”dür… Bir dönem “idea” karşılığı kullanılan çok saygın bir sözcüktü. ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.