SON DAKİKA
Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
8 Aralık 2019

“Davutoğlu’ndan Erdoğan’a sert dolandırıcılık yanıtı: Komisyon kurulsun”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“Davutoğlu’ndan Erdoğan’a sert dolandırıcılık yanıtı: Komisyon kurulsun”

GündemSiyaset - 8 Aralık 2019 15:35

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a sert dolandırıcılık yanıtı: Komisyon kurulsun.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dolandırıcılık” suçlamasına yanıt veren eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis’te araştırma komisyonları kurulması çağrısı yaptı.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şehir Üniversitesi’ne ilişkin “Halk Bankası’nı dolandırmaya çalışıyorlar” sözlerine yazılı açıklamayla yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 2003’ten 2016’ya kadar birlikte çalıştıklarını hatırlatan Ahmet Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanının, şahsım ve Başbakanlık yaptığım dönemde Hükümetimde birlikte görev yapmaktan onur duyduğum bazı bakan arkadaşlarım hakkında en temel nezaket kurallarına bile uymayan, bu yüksek makama yakışmayan bir üslup ile dile getirdiği ağır ithamlara cevap vermek mecburiyeti doğmuştur. Bilinmelidir ki bu, şahsi bir mesele değil bir devlet ahlakı meselesidir” ifadelerini kullandı.

‘Halkbank’ı dolandırmaya çalışıyorlar’ 

‘Halkbank’ı dolandırmaya çalışıyorlar’

“Dolandırıcılık” suçlamasına tepki gösteren Davutoğlu, bütün cumhurbaşkanları, başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililer ile birinci ve ikinci derece akrabalarının mal varlıklarındaki değişimin araştırılması için TBMM’de araştırma komisyonları kurulması için çağrı yaptı.

“Yüce TBMM’ne hesap vermekten bir an bile imtina etmem” diyen Davutoğlu, “Bu araştırma ve soruşturma neticesinde objektif hukuki kriterlerle izah edilemeyen varlıklar ve kaynaklar Hazine’ye intikal ettirilerek bir ‘yetim ve yoksul’ fonu oluşturulmasını” önerdi.

Ahmet Davutoğlu

@Ahmet_Davutoglu

İstanbul Şehir Üniversitesi arazisine ilişkin asılsız ithamlara dair…

View image on TwitterView image on Twitter
Davutoğlu’nun yazılı açıklaması şöyle:

2003’ten 2016’ya kadar çeşitli konumlarda ve üst düzeyde birlikte çalıştığımız Sn. Cumhurbaşkanının, şahsım ve Başbakanlık yaptığım dönemde Hükümetimde birlikte görev yapmaktan onur duyduğum bazı bakan arkadaşlarım hakkında en temel nezaket kurallarına bile uymayan, bu yüksek makama yakışmayan bir üslup ile dile getirdiği ağır ithamlara cevap vermek mecburiyeti doğmuştur. Bilinmelidir ki bu, şahsi bir mesele değil bir devlet ahlakı meselesidir.

Bir süredir İstanbul Şehir Üniversitesi hakkında yürütülen haksız kampanyanın, garezle bir eğitim kurumuna yapılan saldırıların ulaştığı aşama ibretlik bir hale gelmiştir. Her şeyden önce üniversite ile ilgili böyle bir kararın bir siyasi partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda alınmış olması hem üniversiteye yönelen husumetin altında yatan gerçek niyeti hem devlet düzenimizin gelmiş olduğu durumu bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Aileleriyle birlikte 7000 öğrenciyi mağdur etme pahasına sergilenen bu öfkeye neyin sebep olduğunu, kimin nereye savrulduğunu, kamu kaynaklarının hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını, ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir.

Başbakanlığım süresince yaptığım uygulamalar konusunda şahsıma yöneltilen tek ithamın, hiç bir şahsi hakkımın ve çıkarımın olmadığı, kızıma, oğluma, damadıma, gelinime bırakmayacağım bir eğitim kurumuna arazi devri olmasından sadece onur duyarım. Sayın Cumhurbaşkanının Başbakanlığı döneminde çıkan 4046 sayılı yasaya istinaden gerçekleşen bu devir ile bahsekonu arazinin rant alanı haline dönüşmesi engellenmiş ve kamuya ait olan bu değerli arazinin doğal ortamı korunarak yine kamunun hizmetinde kalması sağlanmıştır.

Bir arazinin üniversiteye tahsis edilmesi ile devredilmesi arasındaki tek fark zaten rayicin altında belirlenen bir yıllık kira bedelinden ibarettir. Devir işlemi tahsis bedellerinden kaçınmak ya da kamu arazisini mülk edinmek için değil, Danıştayın tahsis işlemini iptal etmesinden sonra yukarıda zikredilen yasa uygun olarak zorunlu olarak yapılmıştır. Devri yapılan arazinin eğitim dışında kullanılması zaten mümkün değildir ve üniversite amacının dışına çıkmamıştır.

Bu süreç içinde farklı kesimlerden herkesin de kabul ettiği gibi Şehir Üniversitesi bir üniversite geleneğinin oluşumu açısından kısa sayılacak bir sürede bu ülkenin iftihar kaynağı olmuştur. Bugün hangi haksızlıklar yapılırsa yapılsın, bunlar da geçecek ve Şehir Üniversitesi de onun düşünce özgürlüğüne dayalı idealleri de yaşamaya devam edecektir. Üniversiteyi üniversite yapan araziler ve binalar değil bilim insanları ve öğrencilerin oluşturduğu sosyal iklimdir. Her gördüğü araziye dolar hesabı ile değer biçenler bunu anlayamazlar.

TBMM’DE KOMİSYONLAR OLUŞTURULMALI

En temel nezaket kurallarına dahi uymayan bu üsluba rağmen Halk Bankası konusunda açılan tartışmayı anlamlı buluyorum. Bugün bir milat olmalıdır. Çağrım açıktır: Madem ki bu ülkeye hizmetten gayrı hiç bir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana ‘dolandırıcılık’ iftirasında bulunulmuştur, o zaman şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birinci ve ikinci derece hısımlarının ve akrabalarının mal varlıklarını ve bu varlıklardaki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikleri/devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM’nde gerekli komisyonlar oluşturulmalı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği vechile yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır. Ben şahsım adına artık üyesi olmadığım yüce TBMM’ne hesap vermekten bir an bile imtina etmem.

Ayrıca bu komisyonlarda kamu bankalarının, Şehir Üniversitesi de dahil olmak üzere hangi vakıflara ve şirketlere nasıl kredi verdikleri, hangi şirketlerin borçlarının yapılandırıldığı, kimlerin hangi yöntemlerle kurtarıldığı, kimlerin ise batmasına seyirci kalındığı şeffaf bir şekilde ortaya konmalıdır.

Bu araştırma ve soruşturma neticesinde objektif hukuki kriterlerle izah edilemeyen varlıklar ve kaynaklar Hazineye intikal ettirilerek bir ‘yetim ve yoksul’ fonu oluşturulmalı ve bu fon yetimlere, öksüzlere, şehit yakınlarına, gazilere ve sayıları her geçen gün artan işsizlere dağıtılmalıdır.

Böylesi bir sürecin işletilmesi her zaman samimi bir şekilde savunduğum şeffaflık ilkesinin de hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Telaşa mahal yoktur ve hiç kimse tereddüt etmemelidir. Yaşanan bütün bu süreçler, ne kadar üzücü olursa olsun, gerçek hukuk devletinin, demokratik hakların ve özgürlüklerin, adaletin ve şeffaflığın egemen olacağı günlerin habercisidir.

Kaynak; Birgün..

Şinasi KARACA. saskara-sinasi@hotmail.com

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

SONER YALÇIN'DAN BAHÇELİ'YE TARİHİ MEKTUP... *** Bak sana ne anlatacağım..? Bu yazacaklarımı MHP’nin “parti okulu“nda bulamazsın. Unutturdular sana çünkü… Gagavuz Türk‘ü, Hıristiyan’dır. Yunanistan’daki Karaman Türk’ü de, Hıristiyan’dır... Karaim ya da Hazar Türk’ü, Yahudi‘dir… Altaylar, Tengrici’dir... Saha-Yakut Türkleri ...
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin Kürt illerinde yaptığı son araştırmada, ‘en büyük sorun’ olarak Kürt sorunu ve yoksulluk çıkarken, yurttaşların ezici çoğunluğu HDP’ye güvenini ifade etti Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin ...
"Halk sahicilik, çözüm ve tutarlılık istiyor" İlhan Cihaner’le CHP Kurultayı’nı, ülkenin halini ve olası çıkış yollarını konuştuk: Şu anda Kürt seçmenin seçme seçilme hakkının elinden alındığı fiili bir apartheid söz konusu. Bunları ...
"6-7 EYLÜL 1955'de yaşanan Olaylar" Ülkemizin tarihinde bazı utanılacak günler olmuştur. Bunların içinde şüphesiz, 6-7 Eylül 1955 yılında yaşanan olaylar öne çıkar. Tarihimizin yüzkarası olan 6-7 Eylül olaylarının 65. yıldönümünü yaşadığımız ...
TURAN DURSUN... O BİR AYDINLANMA SAVAŞÇISI... Dine medrese hayatıyla girdi. Bilgiyi yerinde topladı. Bir-çok yerde imam ve hocalık yaptı. Müftü oldu, ancak gün geldi fikirleri değişime uğradı. Içinde yaşadığı dini en ...
Devlet değil şantaj çetesi: Barış Atay'a saldırıda yeni gelişme TİP Milletvekili Barış Atay'a yönelik saldırıyla ilgili olarak üç kişinin tutuklanması talep edildi. Saldırının ortaya çıkan görüntüleri, polis organizasyonunu net şekilde ortaya ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.