Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
16 Ekim 2020

“Imamınızı da alıp, gidin”

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“Imamınızı da alıp, gidin”

GündemUlusal - 16 Ekim 2020 13:57

“Imamınızı da alıp, gidin”
Cami, ezan, hoparlör istemiyoruz
Diyanet ve Vakıflar, şimdi de önemli bir Alevi ocağı olan Tokat/Erbaa, Keçeci Baba Köyünde bulunan Keçeci Dergâhını camiye çevirip imam atamış. Bir de hoparlör bağlatmış, beş vakit ezan okutuyor; “haydin namaza, haydin namaza!”
İyi de burası bir Alevi köyü; inançlarında cami, ezan, namaz yok, dolaysıyla cami cemaati de yok!!! Bu gerçeğe karşın Erbaa Kaymakamı ve müftüsü baskı yapıyor; “imam kalacak; ezan okunacak, siz Müslüman değil misiniz?” Neresinden bakarsanız halkın inancına, inanç özgürlüğüne inanılmaz bir saldırı, tecavüz, tahrik; kepazelik!
Daha önce yazmıştık; namaz kılıp insan yakmak, kızları sünnet etmek, hırsızlığa, soyguna oy verip meşrulaştırmak, Filistin’de, Kerkük’te olan bitene uzaktan havlayıp, İsrail ve ABD’ye el altından destek olmak Müslümanlıksa biz Müslüman değiliz…
Buyurun bakalım türban savunucuları, liberaller, ll. Cumhuriyetçiler; ses verin!
Şimdi birlikte empati yapalım: çoğunluğun Alevi olduğu bir ülkede, Alevi ileri gelenleri Sünni cemaate dönse ve “her mahalleye-köye bir cemevi yaptıracağız; bu inandığınız yolun (Sünni-Hanefiliğin) Allah katında bir değeri, kıymeti yoktur. Bundan böyle Alevi olacaksınız; camide değil cemevinde ibadet edeceksiniz” dese; ilaveten, devletin zorunu ve imkânlarını kullansa… Aleviliği kabul edinceye değin yolunuzu, suyunuzu yapmasa, istihdam imkânı tanımasa, size sığıntı gibi davransa, ne dersiniz?
Bu soruya muhatap olmak bile kötü değil mi? Ama Aleviler yüzyıllardır bu zulüm altındalar ve halen bu zulme katlanmaya devam ediyorlar. Katlandıkları için baskıların ardı arkası gelmiyor.
Bu yüzden birçoğunuz yazının başlığını görür görmez, gerisini okumaya, düşünmeye, yazılanları tahlil etmeye bile gerek duymadan küfürlü yorumlar yazmaya başladınız. O halde siz demokrasi, insan hakları ve inanç özgürlüğü denilen çağdaş kavramlardan zerre kadar nasiplenmemiş bir cahil, İŞİD çete üyelerinden farksız insan boğazlamaya hazır bir katil adayı veya Çorum, Maraş, Sivas ve benzeri kentlerde “görev” yapan iki ayaklılardansınız…
Bazılarınızdan şu sözleri duyar gibiyim; “ama Alevilik batıl, sapkınlık!..”
Kim söylüyor bunu; helal edilmemiş parayla evine ekmek götüren, çoluk-çocuğunun iaşesini sağlayan Diyanet mi; müftü, hoca, imam, ulema mı? Hırsızı yakalayanları suçlayan, ülkemizi hırsızın polisi yakalayıp derdest ettiği Arap ülkelerine benzeten; “çalma özgürlüğüne mani oldular; günah işlediler” gibisinden fetvalar düzenleyen Hayrettin Kahraman ve benzeri adamlar mı? Bunlara inanan, yolundan gidenler meşru, devletin bir kuruşuna dahi tenezzül etmeyen, kendi yağıyla kavrulan Alevilik gayrimeşru; öyle mi?
PEKİ, DEDE NE DİYOR?
Tartışmayı boyutlandırmak istemem ama bizim dede, Sünni ulemanın söylediklerinin tam tersini söylüyor; hem de neler, neler… Söylesem it yemez! Bu yüzden ben derim ki, inançları tartışmak, birini diğeri üzerinden değerlendirmek, doğru olmadığı gibi kimsenin de hayrına değildir. Mezhepçilik nedeniyle birbirini boğazlayan İslam ülkelerinin durumundan ders çıkartıp, laikliğe sıkı sıkıya sarılmak gerek… Hiç kimsenin bir başkasına “şöyle inanacaksın, senin inancın kötü/fasık; bunu değiştir” demeye hakkı yoktur. Demokratik-laik rejimlerde bunu dayatamazsınız! Değil kaymakam-müftü, başbakan bile olsanız, yasaları yok sayamazsınız.
Kaymakam Efendi;
Kaymakamlığınızı Cumhuriyet değerlerine borçlu olduğunuzu unutmayın. Din misyonerliğine değil, aklı hür, vicdanı hür bir yönetici olmaya heves edin. Yurttaşlarınıza adil devlet adamı gibi davranın… Yaşamınızda çoğunlukçuluğu değil, çoğulculuğu esas alın… Aleviliğin, bu toprakların kadim inançlarından olduğunu göz ardı etmeyin; öğrenmeye, anlamaya, nasiplenmeye bakın. “İmam da, hoparlör de kalacak, ezan da okunacak,” demek ne demek kaymakam Bey; burası Patagonya mı? Köylüyü tehdit edemezsiniz; buna hakkınız da yok… Kabuk bağlamış yarayı kanatıp, Alevi-Sünni boğazlaşmasına neden olmayın. Unutmayın ki; mahkeme kadıya mülk olmaz; eğer yasayı ve medeni dünyanın evrensel kazanımlarını yok sayarsanız, bir gün bu yasalar karşısında hesap vermek durumunda kalabilirsiniz!
Sizi yasalara göre davranmaya, olmayacak sevdadan vazgeçmeye çağırıyorum.
Ülkemizde demokrasi ve laiklikten eser kalmadığı, şeriat rejimine ve birbirimizi boğazlamaya doğru koşarcasına mesafe aldığımız doğru ama yasalarımız halen “laik-demokratik, parlamenter rejimle” yönetilmemiz gerektiğini emrediyor… Size benzer zevata tavsiyem şu; Alevi köyüne gidip, zorla cami yapmadan önce cumhuriyeti lağvedip, şeriatı ilan edin! İlaveten Suriye-Irak coğrafyasında Din-i İslam adına insan kesen, küçücük kız çocuklarını sünnet eden İŞİD örgütü gibi herkesin Sünni-Selefi İslam’a tabi olacağına dair karar alın. Ki, biz de ne yapacağımıza, kendimizi ve öğretimizi nasıl koruyacağımıza karar verelim.
DİYANET’E VE ERBAA KAYMAKAMINA ÇAĞRIMDIR:
Keçeci Baba Köyü halkı Alevidir. Keçeci Erenleri bu yöreye 12. yy. gelmiş, dergâhını kurmuş, çerağını yakmış, bu güzel beldeyi yurt tutmuştur. O günden bu güne burada dedeye niyaz olunur, cemevinde ibadet edilir. Hırsızlık, arsızlık, ahlaksızlık gibi davranışlara pek rastlanmaz. Eğer rastlanırsa DAR’a çekilip hesabı bu dünyada sorulur, mahşere inanılmaz-bırakılmaz. Bu Dergâh, dedelerimizim yetiştirildiği önemli ocaklarımızdan biridir. Yurdun dört bir yanında talipleri, pirleri, mürşitleri vardır. Daha fazla sabrımızı zorlama, tahrik etme, Keçeci Babalıları oraya toplayıp, gerilim yaratma!
Kaymakam Efendi; insanların neye, nasıl inandığından sana ne… Dilersem doğadaki bir ulu ağaca, dilersem sokaktaki hiç değilse süt veren ineğe inanırım. Dilersem hiçbir doğmaya inanmam. İnancımdan sana ne; günahımı senden mi soracaklar?
İşte Türkiye’nin meselesi bu… Sayı on öğrencinin altına düştü diye köye öğretmen vermeyen, “masraflar karşılanamıyor” diyerek okulu kapatan devlet, Alevi köyüne cami yapıyor. İmam ve müstahdem atıyor, elektrik, su bedelini karşılıyor, temizliğini bakımını yapıyor. Eğitime-öğretime, bilime bütçe bulamıyor ama cami denildi mi hazinesini seferber ediyor. Buna “abesle işgal” denir, ilk önce senin “hayır” demen gerekir kaymakam efendi.
Sonuç;
Eğitim seferberliği yerine, din seferberliğini tercih eden toplumların hali-ahvali ortada… Ortalık kan-revan; insanlık, barış, hak, hukuk, huzur hak getire… Alevilerin köy ve mahallelerinde cami istememelerinin, namazdan, Ramazandan, din dersinden uzak durmalarının nedeni bu…
Caminizi, minarenizi, hoparlörünüzü istemiyoruz! Köyümüze geleceksiniz; okulla, kütüphaneyle, kitap, bilimle gelin… “Hayır” diyorsanız imamınızı da alıp Keçeci Baba köyünü terk edin!
Gidin!!!
Murtaza Demir
Not;2014 Tarihli bu yazıdan dolayı Murtaza Demir hakkında suç duyurusunda bulunulmuş.
saskara-sinasi@hotmail.com Şinasi Karaca
Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

 "ŞERİATÇI KADINLARA ATFONULUR" Aşağıdaki gerek kur-an gerek dünyaca ünlü Hadis ve Fıkıh ulemasının kadınlarla ilgili şeriat hükümlerinden bazıları aşağıda gösterilmiştir. * Kocasının cinsel arzularını yerine getirmeyen kadını melekler sabaha kadar nal ...
Zorunlu din derslerinin insan hakları ihlali olduğunu söyleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez, Türkiye’nin zorunlu din dersi konusunda anayasa ve uluslararası sözleşmelerle çeliştiğini söyleyerek “Alevilerin temel isteği ...
Berberoğlu’nun avukatları: Yargısal kördüğüm çözülmeli AYM'nin Enis Berberoğlu lehine verdiği kararın mahkeme tarafından uygulanmamasına bir üst mahkemede itiraz eden avukatlar yargısal kördüğümün çözülmesini istedi. Anayasa'nın ilgili maddelerini  hatırlatan avukatlar "Hiçbir kimse ...
"BOŞUNA ÇABA" 15 Temmuz 2016 sürecinin ardından 1898 yılında kurulan Gülhane Askeri Tıp Akademisi kapatılmış ve yerine Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmuştur. Bu yeni yapılanmayı yerli ve milli olarak açıklamak, gerçeklerle örtüşmemektedir. ...
"Imamınızı da alıp, gidin" Cami, ezan, hoparlör istemiyoruz Diyanet ve Vakıflar, şimdi de önemli bir Alevi ocağı olan Tokat/Erbaa, Keçeci Baba Köyünde bulunan Keçeci Dergâhını camiye çevirip imam atamış. Bir de hoparlör ...
Sayıştay, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2019 yılında 10 milyar 211 milyon TL’yi harcadığını tespit etti. Sayıştay’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı 2019 Yılı Denetim Raporu’na göre harcamaların yüzde 81.2’lik gibi büyük kısmı 8 milyar ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.