Menü
Kategoriler
“KAMUOYUNUN DİKKATİNE”
12 Ocak 2018 Gündem

“KAMUOYUNUN DİKKATİNE”

Eşim Canan Kaftancıoğlu’nun CHP İstanbul İl Başkanlığına adaylığı nedeni ile kendisine sosyal medyada övgüler ve eleştiriler yağmaya başladı. Günlük siyaset pratiğinden hoşlanmadığımı hem yakın hem de uzak dostlar bilir. Canan’ın pratiğine de yorum yapmak dışında karışmam. Özgür ve eğitimli bir kadın olarak tercihlerinde bağımsızdır. Bana düşen ona elimden gelen desteği vermektir. Ancak eleştirilerde sık sık babam Ümit Kaftancıoğlu’nun adı geçip Ümit Kaftancıoğlu değerlidir ama gelini… ile başlayan eleştiriler yöneltilmekte.
Önce Kaftancıoğlu soyadına dair: Babam benim mülkiyetimde değildir. Halka mal olmuştur. Dolayısı ile o soyadını taşısa da taşımasa da babamın yolunda yürüyen herkes, en başta da Canan ondan bir parçadır. Canan’ı haksız ve kasıtlı eleştirenler mertçe babamı da eleştirsin, kime yoldaş olduklarını hepimiz bilelim.

Kaldı ki babam da konuşmacı olduğu bir İlerici Gençlik Derneği gecesinde tartaklanmış ve morali çok bozuk olarak eve dönmüştü. Onu tartaklayan gençler şu anda hangi müteahhitlik firması ya da reklam şirketinin başında bilemem ama babam Zincirlikuyu’da. Tartaklanan Ümit Kaftancıoğlu benim için yaşamadı, tartaklayanlar için öldü.
Annemin dediği gibi: “Oğlum biz babana layık olamadık ama kendine layık bir gelin buldu.”
Atatürk’ün askeriyiz sözüne dair: Bu sloganı kullananların ne kastettiğini anlıyor, ben de aynı düşüncede olduğumu belirtiyor, bu sloganı çok kez gönençle haykırdığımı gururla söylüyorum. Ancak bir insan, “askeriyiz” sözü sivil toplumda bağnazca bir itaati çağrıştırıyor, bunun yerine ilkeleri ön plana çıkarılmalı derse ve bu insanın gerçek bir cumhuriyet kızı olduğunu görüyorsam tek sözüm “haklısın” olur. Yoksa ak-kefenlilerden ne farkımız kalır? Bu kıza bu sözle vurmaya çalışmak eleştiri değil bir karalama kampanyasının değersiz parçası olmaktır zannımca.

Atatürk’ün dediği gibi: “En hakiki mürşit ilimdir, Beni görmek demek behemahal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir. Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin.”
Toplumsal Bellek Platformuna dair: Kendi adıma iyi ki Canan var, yoksa çocukları için yaşamak yerine halkı için ölenler belleğimizden biraz daha silinirdi diye düşünürüm. Büyük ve saygın ailemin diğer kardeşleri adına yorum yapmam ama hepsinin soyadlarını bir bayrak gibi onurla taşıdıklarını ve yanlış olan hiçbir yerde durmayacaklarına ve yanlış olan herkesten kendilerini koruyup gereğini yapacaklarına kefil olurum.

Canan’ı buradan vurmaya çalışanlar Toplumsal Bellek Platformu’nu oluşturan kardeşlerime de böylece hakaret etmekteler. Gözlerini delege hırsı bürümese fark ederlerdi belki.
BDP’ye yakın iddiasına dair: Doğruları ortaklaştırdığımızda neden olmayalım? CHP biat partisi olmadığı gibi kürt düşmanı da değildir, olmamalıdır. BDP/HDP gibi yasal gereklilikleri yerine getiren her parti CHP ve üyeleri ile eşit haklara sahiptir, ülkülerde yakınlaşabilir, koalisyon kurabilir, eleştirebilir, övebilir. BDP’nin fikirlerine karşı olmak bu ilkesel yaklaşımı reddettirmemeli.

Aksi AKP’nin hukuk tanımaz yaklaşımı ile aynı yerde konumlanmak olur. TBMM’de kürsü dokunulmazlığı en aykırı fikirler özgürce söylensin, kendini ifade etsin, yapabilirse taraftar toplasın diyedir. Nasyonal sosyalist yani ulusalcı sosyalist parti Nazi partisinin de adı idi. Aman dikkat Hitler’e selam durmayasınız.
Bütün bu sözlerden sonra Canan’da kul hakkı var mı? Yüz kızartıcı suç var mı?
Peki bu kasıtlı yazıları kalemlerini ağlatma pahasına yazanlarda?
Tüm saygım ve Canan’a olan inancımla.

Kaynak; Ali Naki Kaftancıoğlu..

Şinasi KARACA<saskara-sinasi@hotmail.com

Yorumlar kapalı
*