Sebahat ÇELİK
Sebahat ÇELİK
» Diğer Yazıları
Takip Et!
8 Mart 2018

KÖLELEŞTİRİLMEK İSTENİLEN KADINLARIMIZ

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
KÖLELEŞTİRİLMEK İSTENİLEN  KADINLARIMIZ

Gündem - 8 Mart 2018 14:46

  • Yüzyıllardır kadının toplumdaki önemi arka sıralardaki raflara kaldırılmış olsa da bu olgunun önemini inkâr edemeyiz. “Şuna inanmak gerekir ki; dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” Diyen Atatürk; Türk Kadınına haklar tanınmasına rağmen, toplum zihniyetimiz bu olguyu kabullenememektedir.

     

    Günümüz kadını; teknolojinin ilerlediği bu yıllarda birçok kez adını duyurmayı başarabilmiştir. Yaptığı iş, aldığı rol her ne olursa olsun kadın başarısını her zaman kanıtlamıştır. Kimi zaman bir anne, kimi zaman bir yönetici kimi zamanda bir siyasetçi…  Aldığı rol her neyse, onunla bütünleşti kadın. Değer yargıları bir namus örtüsü altına büründürüldü kimi zaman.

     

    Saçı uzun aklı kısa-kadın şeytandır mantıyla hareket eden bir toplumun, kadına verdiği ön yargı açıkça görülmektedir. Her seferinde bunun aksini kanıtlansa da kadın, toplum zihniyetinde geçmişten geleceğe bu zihniyet kuşağı hüküm sürmüştür.

     

    Araştırmalara göre kadın-erkek zekâ düzeyi birbirine eşitmiş. Peki, hemen her alanda erkeklerden niye gerideler? Feministçe gelen nedenler olsa da; uygun şart ve koşulları bulamama, sosyal baskı, kısıtlı özgürlük gibi nedenler kadınların sosyal yaşamdaki yaşadıkları zorluklardır. Bu zorluluklar çerçevesinde kadının söz sahibi olabilme imkânı kısıtlıdır.

     

    Toplumumuzun bir tabu unsuru gibi gözükse de kadın, ne bir eşya ne de ikinci sınıf vatandaştır. Kadın; bir insandır. Ne erkek kadından üstündür, nede kadın erkekten bir nebze arkada. Hz. Adem ve Havva’dan bu yana kadın, erkeğe; erkek, kadına armağan olmuştur. Biri olmadan bir diğeri düşünülemez bir olgudur. Bunun aksini idda edemeyiz hiçbir zaman.

    Kadınlarımızın kimliğini ve sınıfını sosyal toplumumuz içinde statulendirmek yerine onlara gereken eşitliği tanımak toplumun huzuru ve refahı için önemlidir. Öyle gözüküyor ki; bu zihniyeti güden bir toplumda, bu kanayan yara ne dun ne bugün ne de yarın bitecek…

    Her zaman ağrıyan ve kanayan fakat üstüne her zaman tuz basılan bir yara olarak gündeme gelecek gibi gözüküyor. Öldürülen, tecavüz edilen, mağdur kadınların seslerine her zaman sahip çıkmalıyız…

     

    Bir toplumun uygarlık düzeyi o toplumun kadına verdiği değerle ilişkilidir. Bu değerin yeterince anlaşılamadığı ya da değerlendirilmediği dönemlerde toplumlar gelişememiş ve ilerleyememişlerdir. Bununla birlikte 21. yüzyılda herkesin daha sağlıklı ve uzun bir

    yaşama kavuşmasının yanında yaşam kalitesinin de yükselmesi beklenmektedir. Bugün dünyada kadınlar erkeklere göre daha uzun, ancak yaşam kalitesi düşük olarak yaşamaktadırlar.

    Kadınların yaşam kalitesindeki düşüklük, onların toplumdaki statüleri ile doğrudan ilgilidir. Önümüzdeki günlerden 8 martın kadınla açısından önemli bir gün olduğunu belirterek yazıma başlamak istiyorum.

    Kısaca bu gün ne anlama geliyor ve Türkiyede ne zanmandan beri kutlanmaya başlanmştır konularında kısaca bilgi sunmak istiyorum.

     

    ABD de Nevyork şehrinde bir dokuma fabrikasında çok ağır çalışma koşulları vardı. Çalışanların ücretleri düşüktü.Çalışma koşulları giderek ağırlaşmaya başlamıştı. Kadın çalışanlar fazla dayanamadılar. Grv yapmaya karar verdiler.

    Daha iyi şartlarda çalışmak ,ücretlerinin daha yüksek olması,eşit işe eşit ücret talepleri oldu. Greve katılanların sayısı 40 000 kişi kadardı.

    Grev devam ederken grev yapılan fabrikada yangın çıktı. Kadınlardan 129 kişi yangında öldü.Yaralananlar oldu. Bu sırada tarih 8 Mart 1857 gününü gösteriyordu.

    Bu olaylar üzerine Almanya’da Sosyal Demorkratlar bundan sonra her 8 mart kadınlar gününün 8 martta anılmasını teklif ettiler Öneri kabul gördü..  8 mart gününün kadınlar günü olarak anılması kabul edilmiş oldu..

    Dünya kadınlar günü ilk kez 19 mart 1911 tarihinde anıldı Ancak 1921 de Moskovada 3. Uluslar arası kadınlar konferansında her 8 martta kadınlar günü olarak anılması ve etkinlikler yapılmasına karar verildi Amerikada da 1960 yılından itibaren kutlanmaya başlandı

    Birleşmiş Millertler de de kabul gördü.

     

    Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, . 12 Eylül Darbesi’nden sonra cunta yönetimi tarafından dört yıl kutlama yapılmasına izin verilmedi. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlanmaya devam edilmeye başlandı.

     

    Türk kadını tarihimizin derinliklerinden günümüze kadar toplumsal hayatımızın, millet ve devlet yapımızın odağında yer almış, her devirde feragat ve fedakarlıkların en yücesini yapmışlardır. Kurtuluş Savaşında; kanını, canını, emeğini ve evladını memleketin kurtuluşuna ve bağımsızlığına adamıştır. Büyük Atatürk’ün Dünyanın hiçbir kadını ben vatanımı kurtarmak için Türk kadınından daha fazla çalıştım diyemez. sözü buna en güzel örnektir.

     

    Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Türk kadını; çağdaş ve dünya kadınlarının sahip olduğu kazanımları tek tek elde etmiş, modern Türkiyenin kurulmasında da önemli misyon üslenmişlerdir. Geçen süreçte Türk kadını; eğitimden sağlığa yasama, yürütme ve yargıdan iş dünyasına kadar her alanda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmiş, modern Türkiyenin simgesi ve Cumhuriyetimizin en büyük teminatı olmuştur.

    Kadınlar evlerine kapansın, çocuk doğursun, erkek soyunu sürdürsün, ucuz iş gücü olarak kullanılsın, köle olarak pazarlara sürülsün, kapansın vs. yaklaşım ve söylemler, kadın katliamlarının vahşice devam etmesine neden olmaktadır.

    Siyasi çıkarlarını pekiştirmek için avaz avaz bağıran hükümet yetkililerini  bu vahşet karşısında uzun süre sessiz kalmaları, her çevreden kadınların yoğun tepkileri karşısında siyasetçilerin alelacele arka arkaya açıklama yapmaları çok dikkat çekicidir.

     

    Kadına ve çocuğa karşı şiddet uygulayan, cinsel istismarda bulunanlara verilen cezaların ne olduğunu bilmezcesine, idam cezasını ve uç noktalarda tartışmalar yürütenlerin amacının gündemi değiştirmek, yaklaşan seçimlerin malzemesi yapmak olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır.

    Dünyada ve ülkemizde, temel eğitim hizmetlerine erişim, kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı, toplumsal yaşama katılım, zorla evlilik, okuma-yazma oranı gibi birçok gösterge, kadınların ayrımcılık ve eşitsizlik gördüğünü ortaya koymaktadır.

    Kadınlarımıza yönelik ayrımcı, dışlayıcı ve şiddet içeren uygulamalar sona erdirilebildiğinde, tüm kız çocuklarımız eğitimin her seviyesinden yararlanabildiğinde, geleceğe daha da güvenle bakabileceğimiz muhakkaktır. Bu konuda devletimizin yanı sıra, kadın örgütlerinin, diğer sivil toplum kuruluşlarının ve basın yayın organlarının gayretleri büyük önem taşımaktadır.

     

    Çocuklarımızın ilk öğretmenleri olan annelerimizin yaşam şartlarının ve eğitim düzeylerinin yükseltilmesi konusunda her zaman kadınlarımızın yanında olmalıyız..

    Yöremizde fedakarca çalışarak hem çocuklarını yetiştirmeye gayret eden, hem de aile bütçesine katkıda bulunan kadınlarımızın sorunlarının paylaşılması konusunda herkes üzerine düşen görevleri yapmalıdır.

    Toplumun tüm bireyleri olarak; özellikle kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar olaylarının azaltılması konusunda herkes üzerine düşeni yerine getirmelidir..

    SİYASAL İKTİDARA SESLENİYORUM

    Kör, sağır ve dilsizleri oynamaktan vazgeçin, gerekli tedbirleri alın,İsyandayız.

    Kadına yönelik gerçekleşen katliamlara karşı isyan etmeye devam edeceğiz. Kadınlarımızın elde ettiği hakları sonuna kadar korunmasını talep ediyorum.

    8 Mart Dünya kadınlarının bu anlamlı gününü kutluyor, hanım kardeşlerimize sağlık, başarı, mutluluk ve esenlikler diliyorum.

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Müslüman toplumlar olarak bizlere, Kur’an ı anlamadan özellikle okuttular. Çünkü ayetleri anlayarak ve düşünerek okuduğumuzda, bizlere anlatılan İslam ın, Allah n indirdiği İslam ile neredeyse hiçbir ilgisinin olmadığını toplumlar anlayacaktı. ...
Yaklaşık üç yüz bin Ardahanlının yaşadığı   İstanbul'da ;  Sivil toplum kuruluşlarının sorumluluk ve gereğini en kusursuz şekilde yerine getirmek için önemli adımlar atan Gazeteci Fakir YILMAZ  Başkanlığındaki  Ardahan dernekler Federasyonu ...
"İkinci el araç alımında ekspertiz raporu zorunlu oluyor" Nisan 2019'dan itibaren ikinci el araç alış satış işlemlerinde gerekli belgelere yetkili ekspertiz merkezi raporunun da eklenmesi zorunlu hale gelecek. Ekspertiz standartlarına yönelik ...
Salgında çok sayıda ölü var, yüzlerce kişi hastanede! Türklere kritik uyarı. Gürcistan'da, domuz gribi (H1N1) virüsü nedeniyle yaklaşık 9 kişinin hayatını kaybettiği 450 kişinin de tedaviye alındığı açıklandı. Hopa Ticaret ve ...
Özgür Özel'den flaş yerel seçim iddiası: Binali Yıldırım kazanırsa belediye başkanı olmayacak CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde gündem yaratacak bir iddiada bulundu. Özel, 'Deniyor ki, Binali ...
31 Mart seçimleri öncesi HDP birçok il ve ilçede belediye başkan adaylarını açıkladı. HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, İstanbul ve Ankara adayları konusunda ise, "Bunlar bugünkü tartışmada masada. Yarın ya da öbür gün ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.