SON DAKİKA
Bayram Çağlayan
Bayram Çağlayan
» Diğer Yazıları
Takip Et!
20 Nisan 2019

Siyasi Tez’in Doktorası!

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
Siyasi  Tez’in Doktorası!

GündemKöşe Yazıları - 20 Nisan 2019 12:08

   Türkiye çok partili sisteme geçtiğin’den bu güne kadar, mutlak iktidar  olanlar(!) Değişik Parti isimi yada  farklı amblemlerle olsa’da, ideolojik olarak neredeyse hep aynı anlayışta olanlardı.

   Mega metropol  kent ; İstanbul başta olmak üzere, Başkentin maneviyet değerleri, Anadolunun bir çok büyük şehir yönetimi çeyrek asır süredir kesintisiz hep bu anlayışın yönetimindeydi. Çeyrek asır dediğimiz zamanı asla küçümsememek gerekiyor; Bu anlayışın yerel yönetimler’de iktidara geldiği yıllar’da , oy kullanan on sekiz yaşın daki gençlerin , bu gün yaşlandığı bir süreden bahsediyoruz. Hiç gitmeyeceklermiş algısıyla Yerel iktidarın nimetlerini ve koltuklarını sahiplenenler(!) Bir siyasi deha doktora tezi ile adeta köklerinden sallanndılar. Bu sallanış öyle birgüç zehirlenmesinin anlayışı ki! Asla bu yenilğiyi kabul etmedikleri gibi, içlerine’de sindiremediler. Yerel iktidarlarının sarsılmaması için akla ziyan , vatanseverliğe aykırı yafta ile toplumun bir bölümünü hatta bu bölümün temsiliyet öncülerini bin bir türlü hakaret, Aşağılama, ötekileştirme ve  en acısı terörize yakıştırmasıyla bozguna uğratmaya çalışacak kaadar’da ileri gitmişlerdi. Medyanın yüzde Doksan kesimini elinde bulunduran(!) Televizyon ekranların’da günde en az 5 saat konuşanlar(!) çevre kirliliğini önleyeceğiz diyerek ,parti afişlerinin asılmasını yasal sınırlama koysalar’da , Kendi afişleriyle çevreyi kirletmeden öte , göz zevkine gına getirecek kadar aşırı olan bu anlayış(!)  Sarsılmaz, yıkılmaz sanılıyordu.

      Adeta ‘’İktidarın elinde keskin bir kılıç’’  önü’de kesiyordu, Arkası’da kesiyordu. Kendinden olmayan herkesi ama herkesi agır suçlamalar, karalamalar ve inanılmaz baskı altında tutarak kamuoyu neznin’de insanların  düşüncelerini çelmeye çalışıyorlardı. Uuzun süre beraber yürüdükleri FETO bile bunların kılıcı olmuştu. Sağ , muhafazakar kesim bunlar’dan olmazsa Feto Yaftası yiyorlar. Sol , Sosyaldemokrat kesimden bunlara karşı çıkarsa’da aklınıza gelen her türlü terörist yaftasını yiyorlardı.

      Bir dönem siyasi  terbiye sınırlarını aşan agır hakaretlerin havada uçuştuğu dönemde, en keskin iki kutup bir araya gelmişti.  Hal böyle olunca bu güç artık kırılmaz sanılıyordu, Bu iki zıt gücün bir araya gelme gerekcesinede vatan sevdası , millet aşkı , beka , meka dedilermi iş daha kolay olacak sanmışlardı. Bu iki agır zıt kutup bir araya gelince ilk işleri Türkiye Cumhuriyetinin Rejim sitemiyle oymnamak oldu. Mecliste el kaldır, el indir yöntemine biat eden kişileirn elleriyle artık Türkiye Cumhuriyetinin güçler ayrılığı yerle bir edilecek, bütün güç tek elden bir kişi tarafın’dan yönetilecekti. Her şey iyiydi ama bu iş referandum sürecine taşınacaktı halk ne diyordu! Bence halk kesinlikle hayır demeliydi. Tüm göstergeler öyle işaret ediyordu, nihayet referandum sürecine girilmişti. Keskin siyasi güç bileşkesi, karşısındaki her engeli tuz buz etmeye çalışıyordu ama bir türlü istedikleri gibi ezemiyorlardı. Siyaset bazen söylemlerin ötesin’de gerçekliği değil, söylediğin yalanları kitlelere inandırma sanatı olmaya dönüşse’de, siyasi kabülleniş de rakibine güç sağlamış oluyor. Referandumda titizlikle , güçle, saltanatla ve her türlü  güce ragmen referandumda mühürsüz oylar yada başka eller  sayesin’de yinede buna rağmen çok ama çok az bir farkla galip gelindiğini görmekteyiz.

      Siyasi direncin etsi, kitlesel destek buluyor ama  ne yapsak nafile deniliyordu. tamda böyle oldu. Rabibi kabüllenmişlik ötesin’de , yetersiz davranmak karşındakine bir güç veriyor.Bu sisli hava’da siyasi tez, siyasi doktora maalesef bir üst akılın karşısın’da yine yenilmişti. Halk ikiye bölünmüş, güçler ayrılığı çökertilmiş, parlemanter sistem  köklerinden savrulmuş, Demokrasi kanıyor, hukuk erklere göre adil, medya suskun, ‘’Aydın’’ geçinenler siyasilerin söylemlerini dogrulamakla meşkul ve Artık her şey diktaya geçti demeye başlamışlardıki! Bütün parti içi ve parti dışındaki  siyasi entrikalar karşısın’da maalesef hüsrana uğrayan bir lider bu kez kendi kararından asla ödün vermeden , parti içindeki Demokrasi kollarının hırçınlığını kabul etmeyerek, Parti içi ve parti dışı siyasi iradeyle Milliet ittifakı yanı sıra toplumun en etkili kesimiyle’de gönül ittifakı kurarak, Medyadaki modorötörlerin bile inanmadığını söyleyeceği bir hedef koydu. O hedef tam 11,5 dan vurulmuştu. Neden tam 12 değil derseniz? Bir il hariç tüm hedefi istediği gibi kazanan hamleleri yapan Lider, Anadolunun değişmesi zor birkaç kentinide yerel iktidar başarısına dahil etti. En büyük kararlılığı; İstanbul, Ankara, Adana ve Mersin olsa’da. Ardahan, Bolu ve Artvin  Siyasi tezin doktorasına dahil edilirken Bursa’nın , Manisa’nın , Denizli’nin , Uşak gibi önemli illerde çok az farkla kaybeden bir ittifak kuran lider; Kemal KILIÇDARĞLUNUN siyasi mücadelesi ve bu tezi tüm tarihe siyasi ötnek direnci olarak anlatılan bir tez olmalıdır.

      Bütün güç dengelerini değiştiren Siyasi iradenin  lideri, ittifak güçleri ve en önemlisi gönül ittifakı sahibi olan tüm yurttaşların bu doktorada başarısı tartışmasız büyük olsa’da en büyük katkıyı, bir zindan tutsağının  verdiğinide dip not olarak tarihe yazmak gerekmiyormu?

                                                                                                                Bayram ÇAĞLAYAN

                                                                                                            www.saskarahaber.com

 

 

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

“TÜRBAN ADI ALTINDA BAŞ ÖRTÜSÜ YALANI” (Şinasi Karaca) "Arap kültürünü inanç olarak bilinç altına ve iliklerimize kadar girmiş ve  görmekteyiz" Hanımların kendilerini kapanarak saklamaları kadın erkek eşitliğine aykırıdır.Ortaya şöyle bir sorun çıkıyor.Erkek egemendir ...
Bu makalemde sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Ali İmran 101. ayet olacaktır. Eğer bu ayet üzerinde dikkatle düşünmeden okursak, geleneksel İslam ın yanlış öğretilerinin etkisinde kalmaktan asla kurtulamayız.  ...
"TÜRBAN ADI ALTINDA BAŞ ÖRTÜSÜ YALANI" Asırlardır insanları saçınızın bir teli görünürse cehennemde yanarsınız korkusunu salan din bezirganları işte inanan insanları böyle kandırmış.KUR-AN' ın(6666)Ayetinden yalnız sadece bir ayetinin içinde şu cümle ...
Yazıma başlamadan önce şunu belirtmek isterim. KUR’AN IN GENEL ÇOĞUNLUĞU, ALLAH A İMAN ETMEYENLERİ İMAN ETMEYE DAVET İÇİN DEĞİL, ALLAH A İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEDİKLERİ HALDE, ALLAH IN YOLUNDAN BATILA SAPANLARI, ...
            “ORUÇ VE İŞLENEN GÜNAH KİME AİTTİR?” İnancımız gereği günah işlemek kişinin kendine aittir.Ne siz başkasının günahını çekersiniz! Nede başkası sizin günahınızı çeker!.Ne sen benim için cehenneme gidersin!, nede ben senin ...
Kur’an tüm zamanlara hitap eden yol gösterici bir ışık, rehber olduğundan, bazı konularda keskin hükümler vermek yerine, Allah kullarının düşünerek, yaşadığı ortamın, çağın gereklerine uygun davranabilmesine imkân sağlamıştır. Örneğin Kur’an, ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.