“YÜZ SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(20)

“YÜZ  SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(20)

“100 SORUDA ALEVİLİK”Bölüm(20)

 SORU 81: Alisiz Alevilik Olur mu?
CEVAP: Toplumsal yapılanmalarda bazı kişilikler bazı oluşumlarla özdeşleşmiştir. Bunlardan birisi de İslam tarihindeki Hz. Ali ve Alevilik arasındaki ilişkidir. Birisinden söz edince otomatik olarak diğer olguyu çağrıştırmaktadır. İslam tarihindeHanefilik ileHz. Ali arasındaki ilişki veya Şafiilik ileHz. Ali arasındaki ilişki, Alevilikte görüldüğü gibi bir çağrışımı yapmamaktadır.
Buna benzer, siyasal tarihte, düşünce tarihinde, dinler tarihinde sayısız örnek vardır. Musa’sız Musevilikten, İsa’sız, Meryem Ana’sız Hıristiyanlıktan, Hz. Muhammed’siz İslamiyetten, Budha’sız Budizmden, Hz. Bahaullah’sız Bahailikten vs. söz edemeyiz.Tıpkı Mark’sız Marksizmden, Mao’suz Çin devrimi’nden, Lenin’siz Sovyet Devrimi’nden Gandi’siz Hindistan’dan, MustafaKemal’siz Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan söz edemeyeceğimiz gibi.
Bu örnekleri sayfalar dolusu sayabiliriz.

Aynı benzerlikleri felsefe dünyasında bilim dünyasında vs. oldukça fazla miktarda sıralayibiliriz.
Son yıllarda ülkemizde Alevilik; kendini yüksek sesle ifade etmeye başladığından bu yana yalnızca kendini özgürce ifade edemediği için değil, aynı zamanda kendi başına güçlü bir içeriğe sahip olduğu için de prestij kazanıyor. Tabii bu durumdan rahatsız olanlar Aleviliğe yönelik eleştirilerinin dozunu bu oranda arttırmaya başladılar. Bu eleştirilerden, geleneksel karşıtları olan EmeviMüslümanlığının eleştirileri yadırganmadı. Ama “düşünce özgürlüğü” adı altında yapılan eleştirilerin bir kısmının Alevileri rahatsız etmediğini söylemek olası değil. Bunlardan birisi deHz. Ali ve Aleviler ilişkisine yönelik eleştiridir.

Daha doğrusu Alevi düşüncesindeHz. Ali’nin yerine ilişkin eleştiridir.
Bu zihniyete göre “Aleviliğin İslamla ilgisi yoktur”, “Hz. Ali Alevi değil, Sünniydi, İslam şeriatçısıydı”, “Alevi şeriatıHz. Ali’den doğacak”, “AleviliğiHz. Ali’ye bağladığınız oranda şiddeti de kabul edersiniz”, “Alevi bağnazlığının İslam Hizbullah’ından farkı yok”, “Zaten Hz. Ali’ye bakınız, herhangi bir toplumsal, sınıfsal analiz yapmamış”, “Yazmış olduğu bir kitap da yok”, “Laik ve aydınlanmacı değil”, “Hz. Ali en büyük Alevi katili”, “Beş bin kızılbaşı ateş hendeklerine atmış” vs. vs.
Alevilik İslamiyet’in Türkler tarafından yapılan yorumudur. İslamiyetin Türkçe konuşmasıdır. Alevilik İslam içindeki katı, softa, bağnaz, akıl dışı yorumlara karşı aklı yorumu öne çıkaran, insan sevgisini, eşitliği, bölüşümü, inancın temeline sokan Tanrı inancını insanlaştırarak “enel-hak” diyen eşitlikçi, özgürlükçü, bölüşümcü bir toplumsal yapılanmadır.

Onu şiddetle, bağnazlıkla, şeriatçılıkla vs. özdeşleştirmek sadece Aleviliği tanımamak ve ona hakaret etmek değil, aynı zamanda zihin körlüğüdür.
Hz. Ali Aleviler için her türlü kötülüğe karşı olmayı erdemleştirmiş bir semboldür. O’nun felsefesi zalime karşı mazlumun yanında olan yoksulların umududur.
Anadolu ve Türk coğrafyasında Hz. Ali ve Alevilik etle kemik gibidir. O olmadan diğeri olamaz. Anadolu’daki Alevilerin Hz. Ali’ye duydukları sevgiyi, saygıyı, hayranlığı, bağlılığı kelimelerle cümlelerle ifade etmek olası değildir.
Anadolu Alevileri için Hz. Ali’nin yeri o denli erişilmez bir yer ki, bu olguyu hiçbir benzetme ile anlatabilmek mümkün değildir.

Hz. Ali üstüne Anadolu’daki halk ozanlarının sevgi, saygı ve muhabbetlerini ifade eden nefesler bir araya toplansa dev bir antoloji oluşur.
Ali sevgisi ile yanıp tutuşan, inançları uğruna darağaçlarına meydan okuyan, Osmanlı’nın veSelçuklu’nun haksız sömürü düzenine karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğu olan halk ozanlarının yazdıkları nefeslerden Hz. Ali adı çıkarılırsa ortada bomboş bir defter kalır. Anadolu aydınlanmasının tarihi kökleri kazılmış olur.
Pir Sultan Abdal’ın, Virani’nin, Nesimi’nin, Kul Himmet’in, Şah Hatayi’nin yüzlerce nefesi Hz. Ali ile ilgilidir. Alevi tarihinin serçeşmesi olan bu ozanlar Hz. Ali’yi tanımıyorlar mıydı? Alevi halkı ve Aleviliği öğrenmek isteyen insanlar Aleviliği bu kaynaklardan değil de yeni yetme yazarlardan mı öğreneceklerdir?
Günümüzden 1400 yıl önce yaşayan Hz. Ali’nin sınıfsal tahlil yapmadığı, bir kitabının bile olmadığı laik ve aydınlanmacı bile olmadığını savunmaya, kargalar bile katıla katıla güler.
Yukarıda sözünü ettiğim zihniyet, Hz. Ali’yi Alevilerin gözünde düşürmeye çalışıyor. Alevilere, Ali’nin şu şu hataları var, onun arkasından gitmeyin, demeye getiriyor. Peki bu yaklaşım düşünce özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne sığar mı?
Bizim kalkıp Hıristiyanlara, İsa iyi değil, şu şu hataları var, toplumun sınıf tahlillerini iyi yapmamış, laikliği de savunmuyor, diyebilme hakkımız var mı? Bizim Musevilerin Musa’sını eleştirip o elektriği bile bulamadı, bilgisayar bilmiyordu vs. diye eleştiri hakkımız var mı? VeyaHindulara, aaa çok ayıp ediyorsunuz, insan aslan varken ineği kutsal kabul eder mi, deme hakkına sahip miyiz? Böyle yaparsak komik duruma düşmez miyiz?

Aleviler veya başka inançlara inananlar, kendini aydın kabul eden insanlardan hangi dine, nasıl, ne şekilde inanmalılar diye fetva beklemiyorlar. Kendilerine dışarıdan nasıl inanacaklarının dikte edilmesini beklemiyorlar. Bu din adamlığına soyunmak olur. Aleviler kendilerini kendileri ifade etmek istiyorlar. Ali’ye mi yoksa Veli’ye mi önceliğin verileceğinin dışarıdan dikte edilmesinin hem kendilerine saygısızlık olduğunu hem de bu işe kalkışanın kendine saygısızlık ettiğini düşünüyorlar.
Hz. Ali veAleviliği şeriatçılıkla vs. özdeşleştirmeye çalışmak, ülkemizde laikliğin en kararlı savunucusu olan bu toplumsal yapıyı dinamitlemeye çalışıp şeriatçılığın hesabına çalışmaktan başka bir şey değildir.
Ali’yi Alevilikten veya AleviliğiAli’den ayırırsanız, bu iki kavramın birlikte oluşturduğu değerler toplamını ortadan kaldırmış olursunuz. Bu değerler toplamı soyutlanırsa sadeceİslamın bağnaz, softa yorumu ortada kalır.

SORU 84: Alevilik Ayrı Bir Din midir?
CEVAP: Alevilik, İslamiyet’in bir yorumudur. Aleviliğin tarihi İslamiyet’in ilk yıllarına dek gider. Aleviler; Allaha, İslamiyet’in kitabı Kur’ân-ı Kerim’e, peygamberi Hz. Muhammed’e inanırlar. Hz. Muhammed’in vefatından sonra ise peygamberin vasiyeti gereği halife olarak Hz. Ali’nin hilafetine inanırlar.
Aleviler ibadetlerinde; Allah’ın adını, peygamber Hz. Muhammed’in adını, Kur’ân’ı Kerim’i veHz. Ali’yi ve diğer Alevi ulularının adlarını anarak yaparlar. Aleviler’in “yedi uluları” olarak kabul edilen; Fuzuli, Nesimi, Hatayi, Yemini, Virani, Kul Himmet, Pir Sultan Abdal yazdıkları eserlerinde nefeslerinde sürekli bu argümanlar sıkça kullanılır.

Örneğin bu divanlara baktığımızda; Allah, Muhammed, Ali, Kur’ân, 12 İmam vs. adları sıklıkla geçiyor. Peki bu kavramlar hangi dine ait kavramlardır. İslam dışında; Muhammed, Ali, Kur’ân, 12 İmamlar, Kerbela vs. kavramları var mıdır?
Herhalde Aleviliğin ne olduğunu Pir Sultan Abdal’dan daha iyi ifade edemeyiz. Bakın Pir Sultan Abdal bir nefesinde;
“Muhammed dinidir bizim dinimiz,
Tarikat altında geçer yolumuz,
Cibril-i emindir hem rehberimiz,
Biz müminiz mürşidimiz Ali’dir,” diyor.
Görüldüğü gibiPir Sultan Abdal; “Muhammed dinidir bizim dinimiz” diyor. Hz. Muhammed’in dininin adı İslamiyet değil mi? Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin başka dini var mı? Pir Sultan Abdal ne dediğini bilmiyor mu? Benzer nefesler tüm Alevi-Bektaşı edebiyatında binlerce adet bulunuyor.
Son dönemde; bazı kişi ve kurumlar Aleviliği İslam’dan veTürkmen kimliğinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bu kişiler bu ilişkilendirmeyi yaparak direk ya da dolaylı olarak Aleviliği “azınlık” gösterme gayreti içinde bulunuyorlar. Aleviliği İslam’dan veTürkmen kimliğinden uzaklaştırarak “azınlık” grup olarak tanımlamaya çalışıyorlar. Aleviliği İslam’dan veTürkmen kimliğinden uzaklaştırmaya çalışanlar bu gayreti “inançsal” nedenlerle yapmıyorlar. Çünkü, bu insanlar “la dini” insanlar.Bu kişi ve kurumlar bu gayretlerini siyasal kaygıları nedeni ile yapıyorlar. Bu gayreti gösteren kişiler siyasal olarak; “Kürtçü,” “AB yanlısı” “ABD yanlısı”, “Sosyalist”, “ataist” olarak kamuoyunda bilinen kişi ve çevrelerdir.

Bu kişiler bir dönem; “Alisiz Alevilik” tezini ortaya attılar. Sonra; “Alevilik Kürt kültürünün patlamasıdır” dediler. Bazıları; “Alevilik, sosyalizmin müsahibidir” dediler. En son imalatları ise; “Alevilik İslam dışındadır, Alevilik ayrı bir dindir. Dolayısıyla Alevilik azınlıktır.” tezini savunuyorlar.
Kamuoyunda; Kürtlerin % 90’ının ABD ve AB nin birlikte gerçekleştirdiği Irak işgalini savunduğu biliniyor. Acaba birileri Alevileri “Kürtlükle” ve “Azınlıklıkla” ilişkilendirilerek ABD ve AB’nin Ortadoğu’daki işgaline destek mi yapmaya çalışıyorlar? İşgalci ABD ve AB’yi destekleyen işbirlikçi Kürtler’e ortak mı yapmaya çalışıyorlar?

Bu ve benzer tezleri savunanlar art niyetli değillerse o zaman korkunç bir bilgisizlik girdabında bulunuyorlar.
Bakalım dinler tarihinde olaylar nasıl olmuş. Dinler tarihinde hiçbir din doğduğu şekliyle sürgit kalmamıştır. Çok tanrılı dinler de, tek tanrılı dinler de süreç içinde değişmiştir. Bir dizi farklı yorum oluşmuştur.
Semavi dinler yani göksel dinler ya da tek tanrılı dinler Musevilik ile başlar. Museviliğin bugün yekpare olduğunu söylemek mümkün değildir. Musevilik içinde bir dizi farklı yorum bulunuyor. Birbirine zıt yorumlar bulunuyor. İsevilik bile Museviliğin “bozulduğu” iddiası ile ortaya çıkmış ve ayrım çizgileri o kadar aralanmışki ardından ayrı bir din oluşmuştur. Dinler tarihi böyle oluşumlara tanık olmuştur.
Bugün yaklaşık bazı tasniflere göre; 71 bazılarına göre ise, 100 civarında mezhepten ve farklı yorumdan oluşan Hz. Musa’nın dini Musevilik içinde farklı mezheplerin adını vermek gerekirse bazıları şunlardır; 1) Hahami Mezhebi, 2) SamriMezhebi, 3) Karayı Mezhebi, 4) Suduki Mezhebi, 5) Furusim Mezhebi, 6) Hisid Mezhebi, 7) Kabal Mezhebi, Reşabit Mezhebi, 9) Asei Mezhebi 10) Filen Mezhebi, 11) Taraput Mezhebi, 12) Şazdım Mezhebi, 13) Sabatey Mezhebi, 14) 1754’de kurulan Matrinist Mezhebi, 15)Mormon Mezhebi, 16) Abyonit Mezhebi, 17) Semani Mezhebi’dir.
Museviliğe dünya üstünde nerede ise sadeceYahudiler inanmaktadır. Bunların nüfusları ise bütün dünyada 5 milyon civarındadır. Buna karşın 70 ile 100 civarında mezhep oluşmuştur. Bunlardan örneğin; Kabala Mezhebi ile diğer bazı mezhepler

 

Kaynak; Gelin canlar bir olalım..

Şinasi KARACA<saskara-sinasi@hotmail.com

https://www.saskarahaber.com/yuz-soruda-alevilikbolum20/ linkinden çıktı edilmiştir.
Sayfayı yazdırmak için TIKLAYIN! Kapat