“Kadir Mısıroğlu Yahudi mi?”

“Kadir Mısıroğlu Yahudi mi?”

“Kadir Mısıroğlu Yahudi mi?”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “hocam” dediği, Kurtuluş Savaşı için “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen, İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a ağır sözler eden, Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu, dün “Cumartesi Sohbetleri”nde konuştu. Mısıroğlu, kendisi hakkındaki iddialara bir yanıt verdi…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “hocam” dediği, Kurtuluş Savaşı için “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen, İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a ağır sözler eden, Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu, dün “Cumartesi Sohbetleri”nde konuştu.

Mısıroğlu konuşmasında yine Atatürk düşmanlığını sergilerken, “Mustafa Kemal zannettiğiniz kadar, büyük biri değildir” dedi. Mısıroğlu, Mustafa Kemal düşmanlığının bedelini ödediğini belirtirken, “Orta mektep talebesiydim, ne söyledim bilmiyorum ama 1 hafta kovuldum. Lisede resmini yırttım, 3 gün kovuldum. Üniversite kantininde bir hudut aleyhine konuştum. Ben bu noktaya böyle anti-kemalist, herkes adımı anan, ‘O Atatürk düşmanı mı’… Bu Atatürk düşmanı olmak kolay olmadı, onu da söyleyeyim size. Çünkü o düşmanlığın bedeli ödeniyor. Bu bedeli ödemeyi göze almadan böyle Atatürk düşmanı denilmez kimseye” şeklinde konuştu.

Kendisinin Yahudi olduğuna dair iddialar hakkında da konuşan Mısıroğlu, “Ben, bana göre, dünyanın en güzel kasabasında doğdum. Oradan hiçbir Yahudi geçmedi. Akçaabat’ın toprağına bir Yahudinin gölgesinin düşmediğine Kuran’a elimi basarım” diye belirtti.

Mısıroğlu, kendisini şikayet edenler hakkında ise, “18 şikayetçi var, 1 numara Komünist Partisi, 2 numara Halk Partisi, öyle devam ediyor. Ben bunların şikayetiyle iftihar ediyorum” diye ifade etti.

Mısıroğlu’nun konuşmasından ilgili bölüm şu şekilde:

“Mustafa Kemal zannettiğiniz kadar, büyük biri değildir. Müminler cezayı hak ettiler. Allah onu yapacak durumdaki birine ruhsat verdi. Ama Sabri Bey, ben neler söyledim, şimdi burada tekrarlasam Odatv yine onları kapar, yeni söylenmiş gibi yapar. Orta mektep talebesiydim, ne söyledim bilmiyorum ama 1 hafta kovuldum. Lisede resmini yırttım, 3 gün kovuldum. Üniversite kantininde bir hudut aleyhine konuştum. Ben bu noktaya böyle anti-kemalist, herkes adımı anan, ‘O Atatürk düşmanı mı’… Bu Atatürk düşmanı olmak kolay olmadı, onu da söyleyeyim size. Çünkü o düşmanlığın bedeli ödeniyor. Bu bedeli ödemeyi göze almadan böyle Atatürk düşmanı denilmez kimseye. Ben bu bedeli ödedim. 4 suikastten kurtuldum, onları anlatmıyorum şimdi size…

Bu da kayınpederimin İstiklal Gazisi, madalyaları… Daha önce de ben bunların cevabını verdim. ‘Yahudiymiş, ben de Yahudiymişim’. Ben dünyanın en güzel kasabasında doğdum, bana göre. Oradan hiçbir Yahudi geçmedi. Akçaabat’ın toprağına bir Yahudinin gölgesinin düşmediğine Kuran’a elimi basarım.

Benim şehirde bile mezarı olmayan eniştemi Yahudi yapıyor. ‘Bütün sülalem Yahudi’. Ne yapıyor biliyor musun? Bunların doğum tarihlerini alıyor. Mesela bu kayınpederin babası memur. Babası emekli olduktan sonra, onun da mezar taşı var, ama bulamadım.

Bu adam Bilecik’te şube reisiyken 49’da vefat etti. Babası da Konya’nın Musalla Mezarlığı’nda yatıyor. Ama bunun doğduğu yer Selanik. ‘Sen Selanik’te mi doğarsın, o zaman Yahudisin.’ Osmanlı Rumeli’yi Andolu’dan daha fazla Türkleştirdi. Çünkü düşman oradan geliyor, bu taraftan geliyor.

Bunların söylediği hiçbir şey doğru değil. Doğru olan tek şu söz var: ‘9’u 5 geçe kenefe gidin.’ Ondan da savcılıktan bir takipsizlik aldım. Bunların haberleri yoktur. Şimdi, bu bir kampanya, öyle hissediyorum. Bu hastalık yeni başladığı günlerde, bunlar aşağı yukarı yine bu kadar aleyhime yazı yazdılar. Buradaki Başsavcı, kimisi Adana’dan, kimisi Ankara’dan şikayet… Biz de izah ettik. ‘Biz buralara gidemeyiz, 85 yaşında adamım, sen bunları topla ikameti burası diye, kararı sen ver’ dedik. Adam böyle yaptı ve takipsizlik kararı verdi. 18 şikayetçi var, 1 numara Komünist Partisi, 2 numara Halk Partisi, öyle devam ediyor. Ben bunların şikayetiyle iftihar ediyorum. Bu Komünist Partisi ile Halk Partisi, benim takipsizlik kararına itiraz etti, o da reddedildi. Sonra yazdılar ki, ‘Kadir Mısıroğlu korunuyor…’ Ne diyorlar yargı; bir yerde adalet, bir yerde yargı diyorlar. Kafaları salata. Rus salatası karıştır dur. Yargı niye adalet olsun. Hakimin kapısında, bilmem ne hakimliği yazıyor, sen ona Yargıç diyorsun, ‘gıç’, ayıp şey ya, edep gitti, haya gitti, doğruluk, dürüstlük gitti.

Doğruluk konusunda, biz babalarımızın çocuğu olamadık… Bunu çok yakın zaman için doğru kabul etme… Babalarımız daha kemalistti. Eğer devletle ilişkili ise, mesela muallim ise, Kemal’i methetti, ne yapsın şimdi? O kadar methettiğini, ‘ben yanılmışım’ nasıl desin, diyemiyor. Devlette vazife alanlar ama… O vazifeler dolayısıyla bu güruha katıldılar… Tanzimattan itibaren fire vere vere geliyoruz.”

Kaynak; Odatv.com

Şinasi KARACA<saskara-sinasi@hotmail.com

https://www.saskarahaber.com/kadir-misiroglu-yahudi-mi/ linkinden çıktı edilmiştir.
Sayfayı yazdırmak için TIKLAYIN! Kapat