“Ahmak filan!”

“Ahmak filan!”

Ahmak filan!..

6 Kasım 2019 Yazarlar Yılmaz Özdil

Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurarak, Türkiye’yi
resmen şikayet etti mi hiç?
Etti.
Hapis cezasına çarptırılmıştı, adil yargılama yapılmadı dedi, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya haçlı ittifakı diyorsun,
hem de memleketi haçlılara şikayet ediyorsun” dedi mi?
Demedi.
Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.

Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bir defa daha
başvurarak, Türkiye’yi gene resmen şikayet etti mi?
Gene etti.
Mahkumiyetine ilişkin sicil kaydı silinmişti ama, Yargıtay bu kararı yok
sayıyordu, hukukum çiğnendi dedi, yürütmeyi durdurma kararı için Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya gavur toprakları
diyorsun, hem de memleketi gavur topraklarına şikayet ediyorsun” dedi
mi?
Demedi.
Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.

Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne üçüncü defa
başvurarak, Türkiye’yi gene resmen şikayet etti mi?
Üçüncü defa da etti.
Hem de YSK’ya karşı şikayetçi oldu.
Siyasi yasak getirilmişti, seçme seçilme hakkı elinden alınmıştı, Yüksek
Seçim Kurulu kararının haksız, yanlış ve hukuksuz olduğunu belirterek,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya nazi diyorsun, hem de
memleketi nazilere şikayet ediyorsun” dedi mi?
Demedi.
Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.

Peki, dindar cumhurbaşkanımız abdullah gül, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’ne başvurarak, Türkiye’yi resmen şikayet etti mi?
O da etti.
Eşi hayrünnisanım, först leydi olmadan önce türban taktığı için üniversiteye
kayıt yaptıramamıştı, haklarım engellendi dedi, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’ne başvurdu.

Hiç kimse çıkıp “eyy dindar cumhurbaşkanı, kendin muhalefetteyken,
Avrupa’ya hıristiyanlar birliği diyordun, Türkiye’yi zenginler köşkünün
bahçesindeki köpek kulübesine koyacaklar diyordun, şimdi bizim
memleketi o köpek kulübeli hıristiyanlar birliğine mi şikayet ediyorsun”
dedi mi?
Demedi.
Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.

Atatürk Cumhuriyeti’ne her türlü küfürü eden yobaz-yandaş akit
gazetesinin, akp tarafından akil ilan edilen şeriatçı yazarları abdurrahman
dilipakla hasan karakaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurarak,
Türkiye’yi resmen şikayet etti mi?
Onlar da etti.
Vefat eden deniz kuvvetleri komutanımız hakkında hakaret içerikli yazılar
yazmışlar, tazminata mahkum edilmişlerdi, tazminatı ödeyemedikleri için
abdurrahman dilipakın evine haciz gelmişti, ifade özgürlüğümüz ihlal
edildi dediler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdular.

Hiç kimse çıkıp “ulan din bezirganları, üç kuruş para için Vatikancı mı
oldunuz” dedi mi?
Demedi.
Anayasal haklarıydı, haklarını kullandılar.

Hal böyleyken…
İstanbul büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Konseyi
yerel yönetimler kongresinde konuştu, Türkiye’yi tek kelime şikayet
etmediği gibi, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savundu, seçimle
gelen seçimle gitmeli dedi, Avrupa’nın gözünün içine baka baka Barış
Pınarı harekatının kesinlikle şart olduğunu söyledi.

İçişleri bakanımız çıktı “ahmak” dedi.
“Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum” dedi.
“Avrupa’ya gidip Türkiye’yi şikayet etmek akıl sağlığı işareti midir?” dedi.

Akıl sağlığıyla alakalı bir işaret olduğunu sanmıyorum ama, içişleri
bakanımızın zeka seviyesiyle alakalı bir işaret olduğu kesin!..Alıntı..
saskara-sinasi@hotmail.com Şinasi Karaca.

https://www.saskarahaber.com/ahmak-filan/ linkinden çıktı edilmiştir.
Sayfayı yazdırmak için TIKLAYIN! Kapat