Administrator
Administrator
» Diğer Yazıları
Takip Et!
2 Ekim 2016

“YÜRÜMEYEN-YÜRÜTÜLMEYEN ALEVİLİK YOLU” Bölün(8)

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“YÜRÜMEYEN-YÜRÜTÜLMEYEN ALEVİLİK YOLU” Bölün(8)

GündemUlusal - 2 Ekim 2016 23:10

Şinasi KARACA

“YÜRÜMEYEN-YÜRÜTÜLMEYEN ALEVİLİK YOLU” Bölün(8)

‘Alevilikte Evlilik’ (Nostalji)
‘Alevilikte Evlilik’ (Nostalji) Varto talib toplumu’nun örf ve adetlerinde evlilik, umumiyetle evlenme çağına erişmiş olan genç kızlar ve oğlanlar düğünlerde, bayramlarda ve şenliklerde birbirlerini görüp, tanıştıkları gibi, oğlanın annesi de bulunduğu her ortamda oğluna kız beğenmeye çalışır. Neticede oğlan ile kız birbirlerini beğenirse, oğlan bu niyetini ailesine açıklar. Oğlan’ın ailesi, evlenmeye niyetli olan oğlanı, beğendiği kızın evine gönderir, oğlan kızın evinde üç gün kalır. Bu üç günlük süre içinde kız ve oğlan birbirlerini daha iyi tanımaya çalışırlar. Şayet oğlan ve kız evlenme konusunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu niyetlerini ailelerine açıklar.
Yukarıda zikredilmiş olan anlaşmadan sonra, oğlan’ın aile reisi, yakın akraba veya hatırı sayılır bir aile dostuyla birlikte bir Perşembe akşamı, kızın evine görücü olarak giderler. Karşılıklı hal ve hatır sorulduktan sonra, oğlan’ın aile reisi, (hanenizi ziyaret etmemizin nedeni şayet sizde makul ve münasip görürseniz kızınızı oğlumuza isteriz) gibi, uygun cümlelerle açıklar. Bu açıklamanın akabinde, kızın aile reisi, baba veya dedesi kızının veya torun’unun rızasını aldıktan sonra “münasiptir” ifadesiyle kızı oğlana verdiklerini açıklar. Bu açıklamanın akabinde, iki taraf arasında söz kesilir ve kız isteme günü tespit edilir.
KIZ İSTEMENİN USUL VE KAİDESİ
Oğlan tarafı ile kız tarafının tespit ettiği günde oğlan’ın aile reisi, yakın akrabaları ve hatırı sayılır birkaç aile dostuyla birlikte, kızın evine giderler ve kız evinde cemaat toplanır. Karşılıklı hal ve hatır sorulduktan sonra, oğlan’ın aile reisi, talib toplumun örf ve adetlerine uygun olarak, kızı ailesinden ister. Kızın aile reisi, hazır bulunan cemaat huzurunda kızı verdiklerini açıkladıktan sonra, istenen başlık ve hilat’lar konuşulur. Şayet başlık ve hilat’lar tesbit edilip, her iki taraf bu hususta bir anlaşmaya varırsa, erkek tarafı ile kız tarafı ayağa kalkar, küçükler büyüklerin ellerinden, büyüklere de küçüklerin gözlerinden öper.
Böylece iki aile arasında kurulan akrabalık bağları pekiştirilir. Akabinde oğlan tarafı beraberinden getirdiği şeker (bal) suda eritilir hazır canlara şerbet ikram edilir. Şerbetin akabinde kız tarafı, kızı istemeye iştirak eden konuklara büyük bir ziyafet verir. Bu ziyafet, umumiyetle haşlama et, bulgur pilavı, tandırda pişirilen lavaş ekmeği ve ayrandan ibaret olduğunu, işaret etmek yerinde olur. Ziyafetten sonra, genç bir kız, kıza üncülük yaparak konukların bulunduğu odaya götürülür, önce anne ve baba’sının, sonra oğlan’ın anne ve baba’sının ellerini öper, hayır dualarını alır, akabinde kızı istemeye iştirak eden konuklarla tokalaşır ve tebrikleri kabul eder. Bu esnada oğlan tarafı, hazır cemaat huzurunda kıza nişan yüzüğü takmakla birlikte, altınlar, gümüş veya altın bilezikler, küpeler ve has ipekli kumaşlar gibi, kıymetli hediyeler takdim etmek adettir.
Ayrıca kız isteme günü kız evinde genç erkekler ve kızlar toplanıp, düğün türküleri söyler, oyunlar oynanır ve eğlenirler. Bu eğlence gecenin geç vaktine kadar devam eder. Böylece kız isteme de son bulur. Kız istemeden 10-15 gün sonra, oğlan tarafı, kız tarafını yemeğe davet etmek adettir. Not: Talib toplumun yaşadığı muhtelif bölgeler arasında farklı kız istemenin bir usul ve kaidesi vardır.
DÜĞÜN HAZIRLIKLARI
Düğün öncesi oğlan tarafı, düğün için gerekli ihtiyaçları temin etmekle birlikte, kız tarafına verilmesi gereken başlık ve önceden belirlenmiş olan hilatları temin etmeye çalışır. Kız tarafı ise, düğün öncesi çeyiz için gerekli ihtiyaçları temin etmeye çalışır. Bu hazırlıkların akabinde, düğün günü tespit etmek üzere, oğlan tarafı ile kız tarafı bir araya gelerek düğün tarihi ve koşuları birlikte kararlaştırırlar. Alınan kararın akabinde, yakın akraba ve kapı komşulara davetiyeler dağıtılır. Düğüne davet edilen yakın akraba ve kapı komşular da, maddi imkânları dâhilinde düğün evine tereyağı, bulgur, şeker ve çay gibi, çeşitli nimetleri götürmek adettir. Bu arada düğün tarihine kadar kız, hem yakın akrabaları, hem de kapı komşuları tarafından yemeğe davet edilir. Yemeğe gidilen evlerde kapı komşular maddi imkânları dâhilinde kıza çorap, havlu, yazma, çamaşır ve elbiselik kumaş gibi, çeşitli hediyeler takdim etmek adettir. Diğer taraftan düğün hazırlıkları da devam etmektedir.
Mühim bir ilave olarak hemen şunu da belirteyim ki, şayet düğün tarihine yakın bir tarihte köyde Hakk’a yürüyen varsa, onun geride kalan aile fertlerinden müsaade alındıktan sonra, düğün yapılır. Ayrıca düğün tarihinden birkaç gün önce oğlan tarafı, kız tarafına bir haberci gönderir. Haberci kız tarafına çok dikkatli gitmesi gerekir. Çünkü yakalandığı takdirde köyün gençleri başına gelmeyeni bırakmazlar.
DÜĞÜN MERASİMİ
Varto talib toplumu’nun örf ve adetlerinde düğün merasimi, umumiyetle perşembe günü güneş doğduktan sonra, davulcu ile zurnacı güvey evi önünde yöreye has uzun havaları çalıp, düğüncü toplar. Güvey evi önünde kadın-erkek bir arada davul-zurna eşliğinde, birkaç saat oyunlar oynandıktan sonra, düğün alayı gelin tarafına doğru yola çıkar. Düğün alayı gelin tarafına varmadan önce, düğün alayı esnasında at koşuları yapılır.
Gelin tarafı, birinci gelen atın boynuna bir kırmızı yazma bağlar ve atlı düğüncüler tekrar düğün alayına geri dönerler. Düğün alayı gelin’in köyüne yaklaşınca, gelin tarafı düğün alayını karşılar, berbular gelin evinde kalır, diğer düğüncüler de, komşular tarafından misafir edilir. Bu arada gelin tarafı, düğüncülerin misafir kaldıkları evleri ziyaret edip, düğüncülerin hal ve hatırını sormak adet olduğunu işaret etmek yerinde olur. Düğün şenlikleri, gündüz açık bir alanda tertiplenir. Gece ise, umumiyetle müsait olan samanlık veya komlarda kadın-erkek bir arada davul-zurna veya genç erkekler ve kızlar düğün türküleri söyler, oyun ve halaylara vesile olmakla birlikte gecenin geç vaktine kadar devam eder.
GELİN BAŞI YIKAMA
Düğün gününden bir gün önce gelin, amcası veya teyzesi evine götürür. Düğün günü gelin, genç kız arkadaşları tarafından yıkanır, yıkandıktan sonra, saçları örgü halinde örülür, renkli bir kumaştan elbise giydirilir, başı ve yüzü ipekten yapılmış kırmızı duvak ile örtülür. Böylece gelin’in hazırlanması tamamlandıktan sonra, berbular, perşembe günü öğleden sonra davul-zurna eşliğinde, gelini amcası veya teyzesi evinden almaya giderler. Gelin’in amcası veya teyzesi, berbulara bir ziyafet verir. Ziyafetten sonra gelin, davul-zurna eşliğinden baba evine götürülür. Aynı gün akşama kına yakma merasimi tertiplenir.
GELİN TARAFI KINA MERASİMİ
Gelin’in kına merasimi, gelin’in babası evinden tertiplenir. Bir taraftan kına, berbular tarafından bir tepsi içinde yoğrulur ve üstüne mumlar dizilerek yakılır. Diğer taraftan da, gelin’in başı ve yüzü ipekten yapılmış kırmızı duvak ile örtülür. Gelin’in hazırlanması tamamlandıktan sonra, genç kızlar başlarında kına tepsisi ile kına türküleri eşliğinde, gelin’e üncülük yaparak, kendisi için hazırlanan yüksek bir kürsü üzerine oturtulur. Bu esnada davulcu ile zurnacı dokunaklı ağıtlar çalar.
Dokunaklı ağıtlar çalınırken hem gelin, hem de annesi ağladığını, işaret etmek yerinde olur. Kınayı yakacak olan berbu, önce gelin’in eline bir top kına koyar, onun içerisine bir çeyrek altın veya gümüş para koyar, evlenmemiş olan genç bir kız, gelin’in elindeki altın veya gümüş parayı almaya çalışır. Bunun anlamı ise, genç kızın kısa sürede evleneceğine inanılır. Bu âdetin akabinde, gelin’in ellerine ve ayakaltına kına yakılır ve özel olarak hazırlanmış beyaz bezlerle sarılarak bağlanır. Gelin’in ellerine ve ayakaltlına kına yakıldıktan sonra, arta kalan kına, kına merasimine iştirak eden genç kızların ve oğlanların ellerine yakılır.
Ayrıca Varto talib toplumu’nun örf ve adetlerinde biri de, kına merasimine iştirak eden kapı komşular ve düğüncülerin, gelin için kına tepsisine para bırakma usulü vardır. Yukarıda zikredilmiş olan kına yakma merasiminden sonra, berbuların beraberinden getirdikleri çeşitli yiyecek ve yemişler kına merasimine iştirak eden kimselere ikram edilir. Böylece gelin tarafı kına merasimi de son bulur.
GÜVEY TARAFI KINA MERASİMİ
Güvey’in kına merasimi, düğün alayı gününde, yani perşembe günü musahip evinden tertiplenir. Güvey’in kına merasimine, umumiyetle genç erkekler ve genç kızlar davet edilir. Davetliler yerini aldıktan sonra musahip kendisi için hazırlanan yüksek bir kürsü üzerine oturtulur. Bu esnada kına türküleri eşliğinde kına getirilir ve güvey’in analığı tarafında, güvey’in sol elin avuç içine ve serçe parmağına kına yakılır ve özel olarak hazırlanmış beyaz bezlerle sarılarak bağlanır.
Güvey’in eline kına yakıldıktan sonra, güvey’in musahip’in eline de kına yakılır. Arta kalan kına, kına merasimine iştirak eden genç kızların ve oğlanların ellerine yakılır. Kına yakma merasimi bittikten sonra, genç erkekler ve kızlar düğün türküleri söyler, oyunlar oynanır ve eğlenirler. Bu eğlence gecenin geç vaktine kadar devam eder. Ayrıca musahip evi, kına merasimine iştirak eden kimselere bir ziyafet verir. Böylece güvey tarafı kına merasimi de son bulur.
DÜĞÜNÜN İKİNCİ GÜNÜ
Kına merasiminin ertesi günü, yanı cuma günü, güneş doğduktan sonra, davulcu ile zurnacı gelin tarafının kapısında yöreye has uzun havaları çalıp, düğüncüleri toplar. Bir taraftan davul-zurna eşliğinden kadın-erkek bir arada oynarken, diğer taraftan da, berbular tarafından gelin’e kokular sürülür, kirpiklerine sürme çekilir, gelinlik elbiseleri giydirilir, başı ve yüzü ipekten yapılmış kırmızı duvak ile örtülür. Böylece gelin süslendikten sonra, bel bağlama merasimine geçilir.
BEL BAĞLAMA MERASİMİ
Gelin’in erkek kardeşi (gelin’in erkek kardeşi yoksa amcaoğlu) tarafından, ipekli kırmızı şama gelin’in beline üç kere dolandırılır ve üç de düğüm vurulur. Gelin’in beline kırmızı şama bağlamanın anlamı ise, gelin’in bakire olduğuna işarettir. Zira güvey’in babası gelin’in erkek kardeşini razı etmek adettir. Bel bağlama merasimi müteakiben, düğünden önce alınan eşyalar ve gelin’in çeyiz sandığı sergilenir. Çeyiz eşyası (döşek, yorgan, yastık, çarşaf, kilim, battaniye, çamaşır, gömlek, çorap, havlu, mendil) tek-tek düğüncülere gösterilir ve düğün alayı ile birlikte, imkân nispetinde at veya kanı arabasına yüklenmiş çeyizi taşınır.
Bu arada gelin tarafı, büyük bir düğün ziyafeti verir. Düğün ziyafetine zengin ve fakir, herkesi davet etmek uygun görüldüğü gibi, davetin daima kabul edilmesi gerekir. Düğün ziyafeti, umumiyetle haşlama et, bulgur pilavı, tandırda pişirilen lavaş ekmeği ve ayrandan ibaret olduğunu, işaret etmek yerinde olur. Yukarıda zikredilmiş olan bel bağlama merasim ve ziyafetten sonra, güvey tarafı gelini götürmek için müsaade ister. Müsaade alındıktan sonra, davul-zurna dışarıda yöreye has gelin çıkartma havaları çalar.
Bu dokunaklı havalar dışarıda çalınırken gelin, anne ve babası, yakın akrabaları ve arkadaşları ile vedalaşır. Duygu yüklü vedalaşmadan sonra gelin, erkek kardeşi tarafından dışarıya çıkartmakla birlikte, süslenmiş bir ata bindirilir ve düğün alayı güvey tarafına doğru yola çıkar. Davulcu ile zurnacı düğün alayına refakat eder zaman-zaman kendisinden para almak için, düğün alayı gençler tarafından durdurulur.
Zira güvey’in babası, gençleri razı etmek adettir. Düğün alayı güvey tarafına varmadan önce, düğün alayı esnasında at koşuları yapılır. Güvey tarafı, birinci gelen atın boynuna kırmızı bir yazma bağlar ve atlı düğüncüler tekrar düğün alayına geri dönerler.
GÜVEY TIRAŞI
Düğün alayı gününde yani cuma günü gelin’in çeyiz eşyaları sergilendiği esnada haberci bir yastık alıp, güvey tarafına haber götürülür. Güvey tarafına yastık geldikten sonra, güvey ve musahip, genç erkek arkadaşları tarafından tıraş edilir. Yıkanır ve imkanlar dahilinde yeni elbiseler giydirilir. Böylece güvey ve musahip ‘in hazırlanması tamamlandıktan sonra, elma atma merasimine geçilir.
ELMA ATMA MERASİMİ
Düğünün başladığı günden gerdek gecesine kadar güvey, musahip’i evinde kalır. Düğün alayı güvey evine yaklaşınca güvey ve musahip, genç erkek arkadaşları tarafından güvey evinin toprak damın üstüne çıkarılır. Düğün alayı, güvey kapısının önüne ulaşınca gelin, berbular tarafından güvey evinin toprak damın önüne götürülür. Bu esnada güvey, kırmızı bir mendille ağzını kapayarak, sağ eliyle bir kırmızı elmayı üç defa salladıktan sonra, at üzerinde duran gelin’in başına atar. Kırmızı elma atma merasiminden sonra, güvey ve musahip, genç erkek arkadaşları tarafından tekrar musahip evine götürülür.
Gelin ise, berbular tarafından attan indirilir, yeni evinde güvey’in annesi tarafından kabul edilip, odasına götürülür. Akşama doğru berbular, davul-zurna eşliğinde güvey ve musahip almaya giderler. musahip evinde bir süre oyunlar oynandıktan sonra, güvey ve musahip, davul-zurna eşliğinden, gelin’in kendisini beklediği odaya götürülür. Bu esnada gelin ve güvey karşılıklı olarak, birbirlerinin ayaklarına basmağa çalışırlar. Bu işte hangisi diğerinin ayağına basarsa, evlilik boyunca onun sözü geçerli olacağına inanılır.
NİKAH MERASİMİ
Gelin ve güvey’in nikah merasimi, güvey’in babası evinden tertiplenir. Akşama doğru güvey tarafı, talib Yolu’nun ruhani temsilcisi olan Dede’yi eve çağırır. Dede, anne, baba ve birinci derecede yakın akrabaların huzurunda gelin ve güvey’in nikâhını kıyar. Nikah kıyıldıktan sonra, nikah merasimi de son bulur. Yakın akraba ve berbular hepsi, kendi evlerine dönerler. Gelin ve güvey ise, sessizce gerdek odasına giderler. Gerdek gecesinin ertesi günü, yanı cumartesi günü, güvey tarafı, büyük bir düğün ziyafeti verir.
Düğün ziyafetine zengin ve fakir, herkesi davet etmek uygun görüldüğü gibi, davetin daima kabul edilmesi gerekir. Düğün ziyafeti, umumiyetle haşlama et, bulgur pilavı, tandırda pişirilen lavaş ekmeği ve ayrandan ibaret olduğunu, işaret etmek yerinde olur. Güvey’in evinde yemek yendikten sonra, gelin’in çeyiz sandığı açılır. Düğüne davet edilen düğüncülere çeyizden yün çorap, havlu, mendil gibi, çeşitli hediyeler takdim edilir. Böylece düğün merasimi de son bulur. Düğünden sonra 10-15 gün içinde güvey tarafı, gelin tarafını yemeğe davet etmek adettir.
EVLİLİĞE ENGEL OLAN KURALLAR
Evlenme çağına erişmiş olan kız ve erkek çocuklarını evlendirmek, her anne ve baba’nın isteği, arzusu ve asli görevidir. Ancak evliliğe engel olan başlıca kurallar var. Bu kurallar sırası ile şunlardır: 1. Talib toplumu, başka soydan ve inançta olanlara kız vermedikleri gibi, başka soydan ve inançta olanlardan da kız almaz; 2. Talib toplumu’nun örf ve adetlerinde tek evlilik esastır.
Ancak, eşler arasında edep erkan dışı bir hal veya davranış ve erkeğin eşine kötü muamele etmesi halinde, evliliği sona erdirmenin sebepleri sayılır; 3. Erkek talib, kendi anne ve baba-annesi, kız çocukları ve torunları, kız kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin çocukları ve torunları, erkek kardeşlerinin eşleri, halaları ve teyzeleri, kayın-anası, baldızları ve baldızlarının çocukları, üvey kızı, süt-anası ve süt kardeşleri arasında evlilik, kesinlikle söz konusu olmaz; 4. Kadın talib, kendi baba ve büyük-babası, erkek çocukları ve torunları, erkek kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin çocukları ve torunları, Kayın-babası, dayıları ve amcaları, kız kardeşlerinin eşleri, üvey babası, üvey kardeşleri ve süt kardeşleri arasında evlilik, kesinlikle söz konusu olmaz; 5. Musahiplik ikrarı olan iki aile ve çocukları birbirlerine bacı kardeş derecesindedir.
İki aile arasında evlilik kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, onların çocukları ve torunları arasında da evlilik, kesinlikle söz konusu olmaz; 6. Kirvelik ikrarı olan iki aile ve çocukları birbirlerine bacı kardeş derecesindedir. İki aile arasında evlilik kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, onların çocukları ve torunları arasında da evlilik, kesinlikle söz konusu olmaz; Yukarıda ana hatlarıyla belirtilen kuralları ihlal eden talib, başkalarına ibret dersi olacak bir cezası olmak üzere “müşkül” sayılır. Müşkül kişi, özünü pir divanında dara çekip aklanmasa “Yol Düşkünü”dür, düşkün kişi toplumdan dışlanır.
NİKAH MERASİMİ
Nikah merasimi, ocakların bulunduğu diyarlardan ocaklardan tertiplenir. Ocakların bulunmadığı diyarlardan ise, gelin ve güvey’in nikah merasimi, güvey’in babası evinden tertiplenir. Güvey tarafı, Dede’yi eve çağrılır. Bu arada “Miaz” “şerbet” ve bir miktar “tuz” hazırlanıp, bir tepsinin üzerine konur ve üstü kırmızı bir yazma ile örtülür. Tepside bulunan üç nevi nimetin anlamı ise, sırası ile şunlardır: 1. Miaz’ın anlamı, yeni kurulacak yuvadan, Hakk Miazı eksik olmasın, rısıkları bol olsun anlamındadır; 2. Şerbet’in anlamı, yeni kurulacak yuvadan, tatlı dil, güler yüz hiçmi hiç eksik olmasın anlamındadır; 3. Tuz’un anlamı ise, helal yollardan Dünya nimetlerinden tat ve lezzet almaları anlamındadır; 4. Kırmızı yazmanın anlamına gelince, kırmızı yazma, sevgiyi ve sevinci temsil eder. Bu suretle gelin ve güvey için hazırlanmış tepsi divana bırakıldıktan sonra, gelin ile güvey’in musahip’leri, onlara üncülük yaparak, gelin ve güvey’in anne ve baba’sının, ellerini öperler, hayır dualarını ve müsaadelerini de aldıktan sonra, evlilik ikrarı için hazırlanmış olan divana oturtulur.
Gelin ve güvey’in musahip’leri de divandaki yerlerini aldıktan sonra Dede, anne, baba ve birinci derecede yakın akrabaların huzurunda gelin ve güvey’in evlilik ikrarı hakkında ki, konuşmasına şöyle başlar: Sevgili canlar, yolumuz ve inancımıza göre, yaratılış itibarı ile evrendeki canlılar, çift olarak yaratılmıştır. Bu çiftlerden biri olan kadın ile erkeğin birbirlerine karşı duydukları his, arzu ve sevgi üzerine kurulan aile yuvasında, insan nesli çocuklarında devam eder ve çoğalır.
Evlenme çağına erişmiş olan çocuklarını evlendirmek, her anne ve baba’nın isteği, arzusu ve asli görevidir. Ancak, bu evliliğin makbul ve muteber olması için, evlilik ikrarına uygun hazır bulunan canların huzurunda, sizlere soruyorum: 1. Birinci ve ikinci derecede kan akrabalığı, süt akrabalığı, musahip lik ikrarı, kirvelik ikrarı ve daha önceki evlilik ikrarı mevcudiyetti gibi, evlenmenize engel teşkil edecek her hangi bir husus var mı? 2. Sevgili canlar, eşler iyi günde, zor günde, hastalıkta ve sağlıkta birbirlerine bağlı ve birbirlerine yardımcı olmakla mükelleftir; 3. Eşler arasında edep erkan dışı bir hal veya davranış boşanmış olan eşler “müşkül” sayılır; 4. Erkeğin eşine kötü muamele etmesi halinde, Ayin’i Cem’de özünü dara çekilmesini gerektirecek kadar büyük bir suçtur. Zira aynı şey kadın için de geçerlidir; 5. Aile yuvasında eşler eşit haklara sahiptir.
Kadın olsun, erkek olsun evine, eşine ve işine sahip olmakla birlikte elini, belini ve dilini tüm kötülüklerden arındırması gerekir. Sevgili canlar, yolumuzun bu evlilik hükümlerine evet diyor musunuz? Şayet cevap evet ise, Hakk’ın emrine geçilir.
HAKK’IN EMRİ (EMRÊ HEQ)
Fatma’dan doğma….Doğan.…kızı….Nuray Yüce Hakk’ın emriyle, peygamberimizin kavliyle, hazır bulunan canların huzurunda, hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan hür iradenle; Çiçek’ten doğma….Ali….oğlu….Rıza’yı Ömür boyu eş olarak kabul eder misiniz? Nuray: «Evet kabul ederim» der. —– Çiçek’ten doğma….Ali….oğlu….Rıza Yüce Hakk’ın emriyle, peygamberimizin kavliyle, hazır bulunan canların huzurunda, hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan hür iradenle; Fatma’dan doğma….Doğan….kızı….Nuray’ı Ömür boyu eş olarak kabul eder misiniz? Rıza: «Evet kabul ederim» der. Dede, hazır bulunan canlara: »sevgili canlar, sizlerde şahitlik eder misiniz?» diye sorar. Hazır canlar: «evet şahitlik ederiz» der. Dede, nikah duası okur:
NİKAH DUASI
Bismi Şah Allah Allah diyelim Darına durdum ya Rabbil alemin! Hazineyi kereminden (Nuray ile Rıza’nın) Evlilik ikrarlarını mübarek, kadim ve daim eyle. Ömürlerine bereket, vücutlarına sıhhat ve afiyet eyle. Kendilerine hayırlı evlat ve silsile, evlatlarını müeser ve mübarek eyle. Bu nikah duyalarımızı dergahi izettinden kabul eyle. Gerçeğe Hü. Nikâh duası okunduktan hemen sonra Dede, tepside bulunan nimetlerden, sırası ile gelin ve güvey’e ikram eder. Nimetlerin ikramından sonra Dede, onları tebrik eder, sıhhat ve saadet diler.
Dede, gelin ve güvey’i tebrik ettikten sonra, musahip’leri onlara üncülük yaparak, önce gelin ve güvey’in anne ve baba’sının ellerini öperler ve hayır dualarını alırlar. Bununla birlikte, nikah merasimine iştirak eden konuklarla tek-tek tokalaşır ve tebriklerini kabul ederler. Tebrikler bittikten sonra, nikah merasimine iştirak eden konuklara “Miaz” ikram edilir. Böylece nikah merasimi de son bulur. Abidin
KAYNAK:SARİ ABİDİN·2  Ekim 2016 (Gelecek Yazı: ‘Alevilikte Dualar’

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

BU "ADAM"I NASIL SEV(E)MİYORSUNUZ? Ağva'ya bağlı Çanaklı Köyü'nün kadınlarını bir araya toplayıp anadan doğma kalana kadar soydular. Çırılçıplak halde kocalarının katledilişini izlemeye zorlanan kadınlar, sonrasında toplu tecavüze uğradılar. Küpelerini almak için ...
UNUTULMAMASI GEREKEN OLAYLARDAN BİRİ!. "BAHÇELİEVLER KATLİAMI ITIRAFI" Bahçelievler: Reis ve İdi Amin'i iş başında Sene 1978, 8 Ekim'i 9 Ekim'e bağlayan gece. Yer; Ankara'da Bahçelievler semti. Ülkücülerin “Reis”i Abdullah Çatlı'nın yaptığı plan akşam ...
"Diyanetin sitesinden: Müslüman yılbaşı kutlamaz" Diyanet'in sitesinde hala yayında olan yılbaşı temalı bir hutbede "Noel ve yılbaşı gecesi kutlamak, onların adetlerine uymak, onlara benzemek kesinlikle caiz değildir ve büyük günahlardandır" ifadelerine ...
Ekonomik kriz bağıra bağıra geldi 2019’da daha da kötü olacak... CHP’li Umut Oran, ekonomik krizin “bağıra bağıra” geldiğini ifade ederek, “Ülke olarak dış politikada ve iç siyasette son derece kritik bir konjonktürde bulunduğumuz bu dönemde ...
“DÜNYA’DA YILBAŞI KUTLAMASI” Yılbaşı, herhangi bir takvime göre içinde bulunulan yılın bitimi ve yeni yılın başlangıcı. Dünyada en yaygın kullanılan takvim olan Gregoryen takviminikullanan ülkelerde 31 Aralık‘ı 1 Ocak‘a bağlayan gece yılbaşı gecesi veya yılbaşı ...
"GETİRTİLENE KANUN İBADET HANELERE EL KOYMA KANUNU" HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu 6360 Sayılı Büyükşehir kanun ve yasasını meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, “Getirilen 6360 sayılı Büyükşehir kanun ve yasası ile köylerin ...
Yorumlar
Duyurular
Güncel haber yayıncılığına yeni yayın döneminde daha güçlü bir yapı ile İnternet Gazeteciliği ilkelerine uygun; tarafsız, özgün ve özgür site olarak kamuoyunun beğenisine sunulmuştur.

Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

Yandex.Metrica

Saskara Haber

Esareti Cesaretle def edeniz. Yerelden Ulusala Özgür Haber Sitesi. Herkesin değil, doğrunun sesiyiz.